Re: [b_c_n_2003] Sozcukllerin
kokeni hakkinda (Bölüm 3/4)
--- In b_c_n_2003@yahoogroups.com, Polat Kaya
<tntr@C...> wrote:
Sayin Haluk
Berkmen, Sayin Kamil Kartal ve Sayin Arkadaslar,
Bu sözcüklerin
kökeni hakkinda ki yazimin 3. Bölümu oluyor.
Bölüm 3/4
5.1) CONCILIO (to
assemble, bring together, to make friendly,
procure the favor,
bring together) sözcügü "CON-C-IL-I-O" => "CON-IL-
CI-O" seklinde
Türkçenin "KÖNILCI-O" (gönülcü-o, gönül alan o,
baristiran o, araci
o) anlamlarinda deyimden kirilarak yapilmis bir
sözcük. Paraentez
içinde Ingilizce olarak verilen tanimlamalar iki
veya daha çok
kimseyi baristiran kimseleri tanimlar. Bu da Türkçe de
gönilci/gönülcü
deyimi ile tanimlanabilen bir kavram.
Bu sözcük için
ikinci bir Türkçe kaynak deyim de "KONIL-aliCI-O"
(gönül alici o)
deyimi olabilir ki bu takdirde "kirma" isleminde
"-ali-"
parçasinin düsürülmesi gerekir. Bu da yine "anagram"
kavraminin içine
giren bir baska islemdir. Yani harflere yer
degistirilebildigi
gibi, harflere kimlik degistirilir ve/veya bazilari
düsürülebilir.
5.2) CONCILIO (win
over, reconcile, unite/cause) kelimesinin bu
anlami da
yukardakini ayni olup kelime yine Türkçenin "KONILCI-O"
(gönülcü o)
deyiminden yapilmistir. Gönülü alinan kimse kazanilmis
kimsedir. Küsülüler
baristiginda yahut baristirildiginda birbirini
yeniden kazanmis
olurlar, birlesmis olurlar ve tekrar konusur hale
gelirler.
5.3) CONCILIUM
(conciliation, make up) kelimesi de, yukarida
verdiklerim gibi,
Türkçe "KONILCIyUM" deyiminden yapilmis olmalidir.
Burada bu Latince
CONCILIUM sözü için ikinci bir Türkçe kaynak deyim
daha olabilir ki o
da "KONIL-aliCIyUM" (gönül aliciyim) deyimidir.
Türkçe deyimin
düsürülmüs olabilen parcasi küçük harflerle
isaretlenmistir.
Buna benzer olarak
Ingilizce "CONCILIATION" < "CON-CI-LI-AT-I-O-N" =>
"CON-IL-I-TA-N-CI-O"
seklinde yeniden yapilandirildiginda Türkcenin
"KONIL ITANCI
O" ("gönül edenci o", "baristiran o", "barisan
o",
"dostlugu
yeniden kuran o") anlamlarinda deyimden kirilarak yapilmis
olabiliyor.
Dikkat edilmelidir
ki kavram olarak "gönül edenci o" deyimi ile
tanimlanan kisi
küsülüleri ve birbirine zit olanlari baristirip bir
araya getirebildigi
gibi kendisine dargin birisinin de gönlünü almak
suretiyle yine
barisma (reconciliation) isini basarmis olabilir.
Bilindigi üzere
böyle kisiler her haliyle "gönül edenci ve ara
bulucudurlar".
5.4) CONCILIUM
(council) Latince kelimesi de Türkçe "KONILCIyUM"
(barisciyum, ara
bulucuyum) anlamli deyiminden yapilmis olmalidir.
5.5) CONCILIUM
(connexion, assembling, a union, bringing together)
Latince kelimesi bu
anlaminda iki nesneyi birbirine baglayan bir
kavramin da
tanimlamasi oluyor ki "C-ON-CILI-UM" => "CILI-ON-C-UM"
seklinde tanzimi
ile Türkçenin "CULAYANCIyUM" (ekleyenciyim,
birlestiriciyim)
anlamlarinda deyimin kirilmis hali olabiliyor. Dogu
Anadolunun
Türkçesinde "culamak" fiili iki seyi birbirine baglamak,
eklemek
anlamindadir. Zaten Latincede görünen çogu kelimelerin
aslinin Dogu
Anadolunun, Azerbaycanin, Mezopotamyanin , eski Misirin,
Türkçesinden
alindigini isaretliyor.
Dikkat edilmelidir
ki "CONCILIO" kelimesinin türetilmesinde yapilan is
ikinci
"C" harfine deyim içinde yer degistirmek ve bir de bazi
harflerin kimligini
degistirmek olmus. CONCILIO gibi bir kelimeyi
üretmek için bundan
daha kolay bir is olamaz. Türkçenin "gönilci o"
degimini alacaksin,
"goncilio" sekline getireceksin ve "G" harfini de
"C" ile
degistireceksin. Sihirli imis gibi karsiniza Latince
"CONCILIO"
çikacak. Buna da kaynak Türkçe deyimin anlamini anlam
olarak verip
tanimliyacaksin ve böylece Latince dilinin bir kelimesini
kisa bir zaman
içinde üretmis olacaksin. Bunu yaparken de Türkler
arasinda en ileri
okumuslar da dahil kimse bu isin farkinda bile
olmayacak. Bunun
neticesinde birileri de eski çaglarda "dogal olarak
gelismis"
Latince diye bir dilin var oldugunu iddia edecek ve gercegi
bilmeyen bizler de
söylenenleri hiç bir sekilde sorgulamadan oldugu
gibi
kabullenecegiz. Ben derim ki üzerinde ugrastigimiz her konuda
bilinenleri
"Avrupali" böyle dedi diye onu oldugu gibi sorgulamadan
alamayiz. Ancak
bilinenlerin de dogrulugunu sorguladigimiz takdirde
karsimiza hiç
beklenmedik durumlar çikiyor ki onlar da bizi
geçmisimize götürür
nitelikteler.
Bunu böylece
belirttikten sonra CONCILIUM Latince sözcügüne karsilik
Ingilizce olarak
verilen CONNEXION ve CONNECTION sözcuuklerinin
yapisina bakalim:
5.6) CONNEXION
Ingilizce sözcük "C-ONN-EK-SI-ON" seklinde ayrilip
"ONN-EK-C-SI-ON"
seklinde yeniden düzenlendiginde Türkçenin "ONuN
EKCiSISUN"
(onun baglantisini yapansin, onu birlestirensin, onun
ekleyensin) anlamli
deyiminden kirilma yollu yapilmis oldugu
görülüyor. Bu
islemde de Türkcenin "eklemek" fiilinden
yararlanilmistir.
5.7) CONNECTION
Ingilizce sözcük "K-ON-NE-C-T-S-I-ON" seklinde
ayrilip
"ON-K-T-EN-CI-S-ON" seklinde yeniden düzenlendiginde
Türkçenin "ONu
eK eTENCISUN" (onu ek edencisun, onu baklayansun, onu
ekleyensin) anlamli
deyiminden kirma yollu yapilmis oldugu
görülmektedir. Yine
bu islemde de Türkcenin "eklemek" fiilinden
yararlanilmistir.
Böylece Ingilizce "connexion" ve "connection"
sözcüklerinin ayni
anlami tasiyan iki Türkçe deyimden yapilmis oldugu
da açikca gün
isigina çikmis oluyor.
***
6) CONCINO (to sing
together, celebrate). Bu Latince kelimeye
"CONC-IN-O"
seklinde bakildiginda Türkçenin "CENK OyuNI" (cenk oyunu,
sölenlerde oyun ve
sarkilar) anlamli deyiminden yapilmis oldugu
görüntüsünü
vermektedir. Muhakkak ki eskiden cenge gidip
konakladiklari
yerde toplananlar ortada yaktiklari büyük atesin
etrafinda oturup
kara kara düsünmüyorlardi. En azindan birbirlerine
manevi güvence
vermek için davul zurnalarini çalip, halay tutup
oynarlarken hep
beraber de Türküler, vs. söylüyorlardi. Zira eskilerin
"cenk
oyunlari" bu gibi birlikteligi desteklerdi. Savasa gidiste
beraberce marslar
söyleme, savastan önce askeri konak yerinde toplu
sarkilari söyleme
eski Türklerin töreleri idi. Buna benzer sözcükleri
bu yazida tekrar
görecegiz.
***
7) CONCIPIO (to
take or lay hold of, receive, take in/conceive):
Bu Latince sözcük
çok çesitli anlamlari olmasi sebebiyle bir hayli
karisik bir
sözcüktür. Latince sözlükte su degisik anlamlari
belirtilmektedir:
7.1) CONCIPIO (of
material: to take together, contain, hold)
anlamlarinda olup
birseyleri bir arada tutmaya yarayan bir araç
oldugunu
isaretliyor. CONCIPIO => "COPIN-ICI-O" seklinde yeniden
düzenlendiginde
Türkçe "KABIN IÇI O" deyiminin kirilmis hali oluyor.
Kablarin içine
çesit çesit nesneler koyarak bir arada tutulur ve
saklanir. Latince
ve diger Bati dillerinde "CON" ile baslayip "KAN"
diye seslendirilen
sözcüklerde oldugu gibi, burada da Türkçenin K sesi
C ye degistirilmis
olmasina ragmen yine de hiç bir kurala dayanmadan
tekrar
"K" sesi ile seslendirilmektedir. Bu da bu dillerdeki
mantiksizligin ve
kuralsizligin zirvesi olup birkaristirma ve
gizleme oyunudur.
7.2) CONCIPIO (of
ideas: to take completely in, absorb)
anlamlarinda olup
fikirlerin anlasilmasi ile ilgili bir kavram
oluyor. Kelime
"CONIPCI-O" seklinde düzenlenmekle Türkcenin "KANIPCI
O" deyimini
buluyoruz ki bu böyle birisinin okudugunu ve isittigini
çok iyi
"kanan", anlayan birisi oldugunu tanimliyor. "Kanipci o"
deyimi Türkçe
anlamak anlaminda olan "kanmak" fiilinin bir
seklidir. Latince
CONCIPIO sözü de Türkçe bu deyimin kirilmis
halini temsil
etmektedir.
7.3) CONCIPIO (of
fluids: to suck in) anlaminda oldugu
isaretleniyor. Bu
haliyle CONCIPIO => a) "CON-ICIP-O" seklinde
Türkcenin "KAN
IÇIP O" deyiminden, ve b) "CONO ICIP" seklinde
Türkcenin
"KANA KANA ICIP" deyiminden yapilmis bir sözcük oldugu
görüntüsünü veriyor.
7.4) CONCIPIO (of
fire: to catch (ates almak)) anlaminda oldugu
isaretleniyor. Bu
haliyle CONCIPIO => "PICIN OCO" seklinde
düzenlendiginde
Türkçe "PECIN IÇI" (sobanin içi) anlamindadir. Dogu
Anadoluda (Kars
yöreleri) sobaya "pec" denirdi. Sobanin içi ise
atesin ve alevin
oldugu yerdir.
7.5) CONCIPIO (of
air: to draw in (nefes alma)) anlaminda oldugu
isaretleniyor. Bu
haliyle CONCIPIO => "CONO ICIP" seklinde
düzenlendiginde
Türkçenin "CANA IÇIP" (cana içip, içine çekip)
anlaminda derin
derin nefes almayi tanimlayan deyimin kirilmis halini
temsil ediyor.
7.6) CONCIPIO (of
ideas: to conceive, imagine) anlaminda oldugu
isaretleniyor.
CONCIPIO => "CON-IP-CI-O" seklinde düzenlendiginde
Türkcenin
"KANIPCI-O" ("iyi kanan, anlayan") anlamli deyimi
olabiliyor. Bilinir
ki kavramlari "iyi kanan, anlayan" kimseler onlar
hakkinda yaratici
fikirler üretebilirler. Kavramlar iyi anlasilmamissa
yüzeysel olarak
bilinenlerle yeni ufuklar açmak mümkün degildir.
Görüldügü üzere bu
Latince kelime Türkçede çesitli anlamlarda olan
fakat ayni
harflerle yazilan birbirine benzer deyimleri tek kelime
haline getirdikten
sonra alti çesitli anlami bir kelimeye
yüklemistir. Bu da
ançak Türkçenin "anagram" yoluyla kirilip yeniden
yapilanmasiyla
mümkündür.
***
8) CONCISUS (cut
up, broken, brief, concise) anlamli bu Latince
kelime "CON-CIS-US"
=> "CIS-CON-US" seklinde Türkçenin "KESI CANUZ"
(kesik canuz,
kesilmis küçük parçalariz) anlaminda deyimin kirilmis
hali oluyor. Ayrica
"CON-CIS-US" => "CIS-CON-US" seklinde
Türkçe "KISa
CANUZ" deyiminden de olabiliyor. Göruuldügü üzere kelime
Türkçenin
"kes", "kisa" ve "can" sözcükleri üzerine
yapilandirilmistir.
Us son eki eski Türkçenin çogul ekidir.
***
9) CONFIRMO (to
confirm) anlamli bu Latince kelime "CON-FIRM-O"
seklinde
ayrildiginda Türkçenin "KÜN VERME O" (Gün vermek o, bir is
için gün ayirmak ve
onu kesin olarak tesbit etmek) anlaminda deyimin
kirilmis halidir.
Burada da V/F degisimi yapilmistir.
Yukarida verdigim
Latince sözcüklerin açiklanmasindan da anlasiliyor
ki ki Latince bir
ön ek olarak görünen "CON" sözü gerçekte var olan
bir ön ek degildir.
O Türkçe deyimler içinde var olan "kan, kon, kun,
kön, kün",
"can" gibi ve benzeri sözlerin bir "ön ek" sekline
getirilerek sanki
Latince "CON" diye dogal bir ön ek varmis görüntüsü
verilmektedir.
Yukarida verdigim
açiklamalarda görülüyor ki yeni bir dil yaratma
gerektiginde
Türkçenin deyimlerini kirip kirip yeni sözcükler yaratmak
dil yaratmanin en
kisa ve kolay yoludur. Bitmek tükenmek bilmeyen bir
Türkçe dil hazinesi
var ortada. Onu yaratan Tur/Turk dünyasinin
atalari bu isi
onbinlerce sene süren bir çalismadan sonra en iyi isler
bir hale
getirmisler. Birileri ise ondan sözcükler ve deyimler alarak
en kolay bir
yöntemle kendi adlarina geçirir olmus. Bu arada eski
Ispartalilarin ait
oldugu söylenen bir ahlak kurali da sanki günümüze
dek isler gelmis.
Söyle ki: "neyi istersen asir, fakat yakalanma."
Yakalanin cezasi
acimasiz olurmus o zamanlarda.
Bölüm 3/4 sonu
Selamlar,
Polat Kaya