Re: [b_c_n_2003] Hititler
(Kamil Kartal)
--- In b_c_n_2003@yahoogroups.com, Polat Kaya
<tntr@C...> wrote:
Degerli Kardesim
Kamil,
Eminim ki seni bir
hayli heyacanlandirmis olan -li, -lI, -lu Türkce
ekinin Hitit
dilinde de olusunu görmen benim de gögsümü kabartti.
Evet bu ek
Türkçenin -li, -lI, -lU ekinden baska bir sey degildir.
Bunu ben çoktan
görmüs durumdayim. Bununla beraber daha pek çok Türkçe
sözlerimiz Hitit
dilinde vardir ki bunu Avrupali "arastiricilar" bir
türlü itiraf
etmezler. En azindan Hititce "ATTA" Türkçe "ATA",
"ANNA"
Türkçe
"ANNE/ANA" sözcüklerinden baska bir sey degil. Ilk kurucu
Hakanin adi
(ünvani) "PITEK-HAN" yahut "PETEK-HAN'dir ki bu ünvanin
anlamini da
Avrupali arastiricilar ya bilmezler, yahut bilseler de
itiraf etmezler. Bu
adin dahi iki anlami vardir: Birincisi
"APA-TEK-HAN"
(ATA TEK HAN) ki bu Gök-Tanrinin adi olup eski Türk
dünyasinin
törelerine göre alinmis bir ünvandir. Ayni zamanda bu
ünvanla Hitit
Hakani ülkesinde kendisinin de "Tek APA / ATA HAN"
oldugunu yani
"HAKAN oldugunu ifade etmektedir. Ikinci anlami ise
Hakan kendine
PETEK-HAN demekle kendini bir "ARI BEYI" olarak
göstermektedir.
Eski Masar / Misir kaynaklarinda Hitit halkina
verilen ad
"TATARA" imis ki bu Hititlerin "TATAR" Türklerinden
oldugunun ifadesi
ve isaretidir. Tatarlar ise, diger pekçok Türk
gruplarinda oldugu
gibi, bulunduklari bölgelerin "aricilikta en usta"
olan
insanlaridirlar. Böylece Hitit Hakaninin kendisine PETEK-HAN
(ARI-Beyi) demesi
kendilerinin de aricilikla ugrastiklarinin
ifadesidir. Sunu da
hatirlatmak isterim ki BAShKURDISTAN adi da "BASH
ARILARIN ÖYÜ"
anlaminda olup BashKurdlar da fevkalade ustalikla ari
besleyen Türk
Halkalaridir. Bunun yaninda Anadoluda da KURDISTAN adi
ile Anadolu Türklerinden
ayirmaya çalistirilan Dogu Anadolunun Türk
halki da Dogu
Anadolunun eskidenberi bir aricilik bölgesi oldugunun
isaretidir. Daha
önceki bir yazimda da isaretledigim gibi Batililarin
kelime oyunlari ile
Dogu Anadoluyu Kurdistan ve/veya ARMENIA yahut
ARMENISTAN seklinde
göstermekleri bir hilekarlik olup adin asli KURD
(ARI)-ISTAN ve
"ARI-MEN-ISTAN" ve/veya "ARI-MEN-ÖYÜ" anlamindadir.
Burada da Türkce
tanimlamalar kirilarak anlamlari saptirilmis ve kötü
maksada
kullanilmistir.
Kendi dilimizi iyi
bilmedigimiz için ve adlarimizi incelerken hep
yüzeysel kaldigimiz
için baskalari gizli bilgilerinden yararlanarak
Türklerin basina
çorap örmektedirler. Bu çorap örme isi birkac bin
sene evvelinden
baslamis ve günümüze kadar devam ettirilmektedir. Bu
arada en büyük
darbelerden birisi de yalniz Hititlerden ve Sumerlerden
koparilmis
oldugumuz degil ayni zamanda eski Türk dünyasinin ve belki
de insanligin en
uzun ömürlü Tur/Türk devleti olan eski Masar/Misir
devletinden bügünkü
Türk insaninin koparilmis olmasidir. Adnan Atabek
kardesimizin de
dedigi gibi artik "devenin kulagi degil" kaç tane
hörgücünün bile
oldugu en açik bir sekilde görülmeye baslanmistir.
Elbette ki Tanrinin
izni ileve zamanla, dünyaya medeniyet vermis olan
eski Türk dünyasina
ait bütün gerçekler gün isigina çikacaktir.
Söylenecek pek çok
sey var, fakat her sey zaman aliyor. Seni tekrar
candan tebrik
ederim. Bundan sonra Hititlerle ilgili her yazilip
söyleneni ince
gözlü bir elekten geçirerek okuyacagina inaniyorum.
Bu arada bütün
b_c_n_2003 grup üyelerinin ve senin ve Itir Hanimin
Ramazan Bayramini
çandan kutlar hepinize mutluluklar ve esenlikler
dilerim.
Selam ve sevgiler.
Polat Kaya
Kamil KARTAL wrote:
>
> Merhaba Polat
Bey,
>
> Bu aksam
NYV'de Hititlerle ilgili dizi bir belgeselin ilk bolumu
> vardi,
Anitta'nin Laneti. Belgeseli izlerken birkac nokta dikkatimi
> cekti ve sizi
andim...
>
> Hattusas
sehrinin kralligin bassehir olmasi Labarnas donemine denk
> geliyor.
Labarnas, yeni kralligin ilk hukumdari olarak adinin
> Hattusili olarak
kayitlara gecmesini istiyor. Buradaki, "-li"
> takisi
> dikkatlerden
kacmayacak derecede belirgin ve Turkce'deki -li, -li, -
> lu, -lu"
takilariyla ayni anlamda, yani bir yere aidiyeti
> gosteriyor,
> Amerika-li,
Istanbul-lu, vs. gibi (asagida, baska bir kaynaktan bu
> konuda bir
alinti aktaracagim).
>
> Diger bir
nokta ise, "vatar" sozcugu ile ilgili. Arastirmacilar,
> tabletlerdeki
cuniform (? bu sozcugun Turkcesini bilmiyorum ?)
> yazilari
cozmekle ugrasirlarken, "ekmek yiyeceksin ve su iceceksin"
> seklindeki bir
kesitte, "su" icin karsilik olarak "vatar" sozcugunun
> kullanildigini
tespit ediyorlar. Ve *yalnizca* bu noktadan
> hareketle,
Ingiizce ve Almanca'daki "water" ile Hitit
> dilindeki
"vatar"i eslestirip, bu dilin bir Hint-Avrupa dili oldugu
> sonucuna
variyorlar; ne kadar ilginc. Sizin mealen, "Hititler
> Turktu
> ve
konustuklari dil de Turkce'den baska bir dil degildi" seklindeki
> yorumunuza
daha da bir ilgi doguruyor bu dogrusu!
>
> DAHA DA
ILGINCI, tabletlerde gecen "Yerkapu" sozcugu. Anlamini
> sanirim siz
zaten biliyorsunuzdur ama izninizle, bunu yeni ogrenmis
> birinin
heyecani ile bir de ben aktarayim: "Ground Gate" ???
>
> Soyle ustun
koru, bir yarim saat kadar ag uzerinde arastirdim.
> Ozellikle yer
adlari, kisi adlari cok karisik gibi gorunuyor,
> yani 'bunlarin
Turkce ile hicbir ilgisi yok' dedirten turden bir
> yabancilik
var, o kadar ki, bu tur adlarin uzerine kafa yormak, kisa
> bir surede
yildiriyor insani.
>
> Donup dolasip
hep ayni yere geliyorum belki, ama eger;
>
> 1 -
Tevrat'taki "dil kirma" ""efsanesi"" gercekten
olduysa,
> 2 - ve
Hitit"-li"lerin dili de bundan nasibini aldiysa,
>
> sanirim, erken
donem (gunumuzden en az 3800 yil onceki) "dil kirma"
> denemelerinin
basarisizligi nedeniyle Hattice (?Hurrice?) karman-
> corman bir
hale getirilmis olsa gerek...
>
> Alintilar
asagida, ilginize, saygilar...
>
> Kâmil
>
--------------------------------------------------------------------
--
> http://www.geocities.com/Athens/Acropolis/7987/hattus_1.html
>
> The first
writing from the site are clay tablets with Old Assyrian
> cuneiform.
These demonstrate the presence of Assyrian merchants at
> the city, then
called Hattus, around 1800 BCE. The largest Assyrian
> trading center
in Anatolia was at Kanesh, which flourished from 1950
> BCE to 1850
BCE (end of First Intermediate Period and beginning of
> Twelfth
Dynasty), was destroyed, and then became active again around
> 1820 BCE and
lasted another two generations (late 12th Dynasty).
> Assyrian
trading at Hattusas is contemporary only with the later
> period.
>
> The early
settlers of Hattus spoke a language with the same name. It
> belongs to no other
known family and scholars call it Hattic to
> distinguish it
from Hittite. Hittite is an Indo-European language
> and
> probably
arrived with Indo-European conquerors, although details of
> this
"conquest" are lacking. Indo-European names appear at Kanesh
> before 1850
BCE, and it is possible that the native Hattic people
> made up the
ruling class or even the entire population during this
> period, but
this cannot be proven. The merchants lived in the lower
> part of the
city, which extended up to the great hill, whereupon the
> king's palace
was probably located. The entire city was destroyed,
> probably by a
King Anittas of Kussara sometime after 1800 BCE. A
> Hittite text
supposed to have been written by him describes his
> conquests in
Anatolia, noting he destroyed Hattusas, killed its King
> Piyusti, and
cursed the city's site.
>
> The
Indo-Europeans added an a to the city's name and declined it
> according to
their own language, giving it the nominative form
> Hattusas. The
first mention of the name in that form is in a tablet
> from Mari, on
the middle Euphrates, from the time of Hammurabi
> (1792-
> 1750 BCE, end
of the Twelfth Dynasty). This may be a reference to
> the
> city before
its destruction.