Re: Cikolata
--- In b_c_n@yahoogroups.com, Polat Kaya
<tntr@C...> wrote:
Sayin Tevfik Turan
ve Muge Koçak,
Merhaba.
Konusmalarinizi ilginç bularak ben de araniza karistim.
Yalniz ben
"Plato" adi ile ilgili bilinenden farkli bir görüsümü
ortaya atacagim.
Plato gerek ana
tarafindan ve gerekse baba tarafindan Atinada çok
zengin bir ailede
dogmustu. Böylece o, para kazanma ihtiyacini
duymayan bir
"pul atasi" oldugu gibi, kendisini felsefeye, ilme vermis
olan bir
"bilge" kisi idi. Çesitli konularda buluslari ve orijinal
görüsleri olan
birisiydi. Zamaninin bu ünlü kisisine verilen PLATO
adi da çok
olasilikla bir takma ad idi.
Benim görüsümde,
Plato'nun zamaninda (M. Ö. 400 lerde ve binlerce sene
öncesinden) gerek
Asyada ve gerekse Avrupada eski Tur/Türk dünyasinin
sözde
"shamanci", "pagan" yani Gök Ata-Tanri, Gün-Tanri ve
Ay-Tanri
kavramlarini
birlestiren Turan dini yürürlükte oldugu gibi Türk dili
ve töreleri ve o
törelerin ifadesini yapan evrensel dil de Türkçe
idi. O eski Türk
dünyasinin en önemli törelerinden biri de ünlü
kisilere ad verme
töresi idi ki bunu Dede Korkut masallarinda çok iyi
görmekteyiz. Bu ad
verme isinde, kisiye ya baskalari tarafindan
verilen yahut
kisinin kendi kendine seçtigi takma adin onun
kimligini,
yeteneklerini tanitacak sekilde olmasi bilhassa dikkate
alinirdi. Ve bu is
Türkçe olarak yapilip sonradan üzerinde bazi
degistirmeler
yapilarak ad son sekline getirilirdi. Ad verme isinde
dikkat edilen baska
bir husus ta adin, üstü kapali bir sekilde,
Tanrinin adini
tanimlayan bir deyim olabilmesiydi.
Bu Türk töresi
elbetteki eski Yunanistanda da (bence "AY-Han-istan")
geçerli idi. Bu
Türk töresinin isigi altinda pek çok ünlü kisiye ad
verilmis yahut ünlü
kisiler kendilerine ad içinden ad begenmislerdir.
Bu begenmenin
kaynagi Türkçe idi.
1) Bence, PLATO
adi, pek çok diger eski Grek adlarinda da oldugu
gibi, Türkçe
ifadelerden yapilmis ve ayarlanmis bir takma addir. Plato
adinin kaynaginda
sunlari görebiliyoruz:
1.1) PLATO essiz
zenginligi dolayisiyle, o bir "pul atasi" idi ve
"Plato"
adi bu zenginligin isaretidir. Adin kaynagi Türkçe
"PuL-ATa-O"
deyimidir ki bu deyimde "U" ve ikinci "A" ünlüleri, adi
kirma yollu
(anagram), düsürüldügünde ad PLATO olur. Bilindigi üzere
"pul"
sözcügü Türk kültüründe "parayi" ifade eden bir sözcük olup
olasilikla kökü
binlerce sene geriye gitmektedir.
1.2) PLATO essiz
bilgi sahibi bir kisi olmasi dolayisiyle o
bir
"bilge" kisiydi ve onun bu yetenegini tanimlayan Türkçe
deyim
"PiL-ATa-O" ("bil ata o") idi ki bunda da "I' ve
ikinci "A"
ünlüleri düsürüldügünde
ad yine PLATO seklini alir.
1.3) PLATO essiz
bilgi sahibi birisi olmasi dolayisiyle yeni
görüsleri ve
buluslari olan bir kimse idi ve öyle bilinirdi. Bu
yetenegini
tanimlayan Türkçe deyim ise "PuL ATa O" ("bul ata o")
olup "U"
ve "A" ünlüleri düsürüldügünde ad yine PLATO seklini alir.
1.4) PLATO essiz
zenginligi dolayisiyle, "bolluk" içinde yüzen
birisi idi. Onun bu
halini tasvir eden Türkeçe deyim ise "PoL ATa O"
("bol ata
o") deyimi olup birinci "O" ve ikinci "A" ünlüleri
düsürüldügünde ad
PLATO seklini alir.
1.5) PLATO adi
tersinden okundugunda Türkçe "OT-AL-aPa" deyimi ile
Gün-Tanriyi tasvir
eden "AL-OD-APA" (AL Gün APA) adini buluyoruz ki bu
da adin eski Türk
törelerine göre düzenlenmis oldugunun baska bir
isaretidir. AL,
MOR, KIZIL, SARI, AK gibi Türkçe renk adlari eski
Türk dünyasinda
günesin od'unu / atesini, kizilligini yani Gün-Tanriyi
tanimlayan
sifatlardi ve "gök" sözü de "gök" yüzünü ve
"Gök-Tanriyi"
tanimlayan Türkçe
renk adi idi. Bu arada, APA, ABA, ATA, BABA, PAPA
gibi hep Türkçe
adlar bir anlamlarinda yaratici "Tanriyi" tanimlardi.
1.6) Bu adin bir
baska özelligi de onu PL-ATO seklinde ayirdigimiz
da onda gizli ve
yine Türkçe olarak a) "PuL-ATO" ("ADU PuL", adi pula
sahip olan), b)
"PiL-ATO" ("ADU BiL", adi bilgiye sahip olan),
c) "PuL-ATO"
("ADU BuL", adi bulucu kimse) ve d) "PoL-ATO" ("ADU
BoL", adi
bolluk içinde olan) seklinde adinin anlamlarini açiklayan
Türkçe deyimlerle
karsilasiyoruz.
Yabanci diller
hakkinda hepimiz daha dili yeni ögrenmeye baslarken
koyu sekilde
sartlandirildigimiz için dilin sözcüklerini Türkçe
sözcükler imis gibi
okumak aklimizdan bile geçmez. Hele yabanci
sözcüklerin Türkçe
deyimlerden yapilmis olabilecegi fikrini
düsünmedigimiz gibi
düsünmeyi de çok olasilikla gülünç buluruz.
Fakat ne gariptir
ki bunlar olmuslar ve bu degistirmeleri yapanlar
büyük basari
saglamislardir.
2) PLATO adinin
Asya ülkelerindeki karsiligi EFLATUN idi.
Türkçe-Ingilizce
sözlükler "Eflatun" kelimesinin tanimlamasinda, onu
"Plato"
ile birlestiriyor ve ayrica "bilgili kimse" ve "akilli adam"
anlamlari ile
tanimliyor. Bunlar ve yukarida verdigim bilgilerin
isiginda sunlari
diyebiliriz:
2.1)
"EFLATUN" adi Türkçenin "EFe-ALTUN" deyimini çagristiriyor
ki
takma bir ad olarak
bu adi tasiyan kimsenin "altun" ile ugrasan
zengin bir kimse
oldugunu ifade eden bir addir. Ayrica
kisinin
"altun" gibi degerli bir insan oldugunu isaretliyor ki bu da
ancak onun pek çok
konularda "bilge kisi", bir "degerli kisi"
olmasiyla
mümkündür. Nitekim Plato böyle birisi idi.
2.2)
"EFLATUN" adi "ef-l-atun" seklinde ayrilip yeniden
incelendiginde su
durumlarla karsilasiyoruz:
2.2.a)
"EF-L-ATUN", Türkce "EFe-uLu-ATUN" deyiminden ("Efe
senin
adin Ulu"); bu
deyim, ikinci bir anlaminda Gök-Ata-Tanriyi da
isaretliyor.
2.2.b)
"EF-L-ATUN", Türkçe "EFe-aL-ATUN" deyiminden ("Efe
senin
adin AL") ki
bu deyimle günes kastediliyor;
2.2.c)
"EF-L-ATUN", Türkçe "EFe-aLa-ATUN" deyiminden ("Efe
senin adin
ALA") bu
deyimle "Ay" kastediliyor.
2.2.d)
"EFL-ATUN" < Türkçe "ELiF-ATUN" ("Adin ELIF",
"Adin Bir")
seklinde kendisinin
essizligini cinasli ve mecazli olarak söylüyor.
Görüldügü üzere
EFLATUN adi içinde de bir sürü cinasli Türkçe
yükseltici
tanimlamalar vardir ki "Plato" adli kisi doguda bunalara
layik görülmüs ve
EFLATUN adi gibi çok anlamli bir ad ile
adlandirilmistir. Eflatun
adinda cinasli olarak Plato'yu tasvir
edebilen baska
anlamlar da bulunabilir. Eflatun adinin baska bir
anlami da Türkçe
"MOR" (leylak rengi) rengidir bu da herhalde
tesadüflerin
neticesi olmasa gerek.
Böylece, PLATO ve
EFLATUN adlari bu kisiyi yükseltici bir dille tasvir
eden Türkçe
deyimlerden kirilma yollu yapilmis cinasli ve mecazli çok
anlam tasiyan
adlardir..
Benim görüsümde
Plato'nun yasadigi devirde evrensel bir dil olan
Türkçeden alinan
deyimler kirilip kirilip yeni dillere ve takma adlara
kaynak yapiliyordu.
Grek dili de bu islemin neticesidir.
Çok ilginçtir ki
Plato'nun anasinin adi da PERICTIONE imis ki bu ad da
Türkçenin
"PERI-TEKI-ANA" ("peri gibi ana") deyiminden olsa gerek.
Zira,
"PERI-TEKI-ANA" deyimi küçük bir kirma ile "PERI-KTI-ANA"
ve o
da k/c degisimi ile
"PERI-CTI-ONE" seklini alabilmektedir. Elbetteki,
sayet "C"
harfini "K" yerine "C" olarak aldigimizda, PERICTIONE
adindan, bir ana
için kullanilabilecek "PERICITI-ANA" ("peri gibidi
ana") Türkçe
deyimini de bulabiliyoruz. Her iki halde de adin
Türkçe bir deyimden
yapilmis olmasi olasiligi çok büyük.
Bence PLATO ve
EFLATUN adlarindan su hususlar anlasilabilir: pul,
bil, bol
("poly"= "bol-u" de oldugu gibi), efe, ata, apa, papa, baba,
altun, at/ad.
atun/adun/adin, ot/od/atas gibi Türkçede hala yasamakta
olan sözcükler
olup, bu sözcükler binlerce senedenberi Asyada,
Avrupada,
Anadoluda, Yunanistanda, Orta Doguda, eski Misirda ve baska
yerlerde kullanilan
Türkçe sözcüklerdi. Günümüzde ve çok eskilerden
beri Azerbaycan
Türkçesinde para için "pul" sözü kullanilir. "Pul"
sözü Türkçede
"para" anlaminda oldugu gibi, "damga pulu", "posta
pulu" gibi
adlarla Türkçenin kullanageldigi sözcüklerdir.
Bu görüslerimi
sizlerle paylasdigim için mutluyum.
Selamlarimla,
Polat Kaya
==========
Tevfik Turan wrote:
>
> Sayın Müge
Koçak,
> sorunuzun özel
isimlerle bir ilgisi var elbet. Nasıl tarihte belli
bir adamın adı
kendi dilinde "Plato" idiyse, o kişi başka dillerde de
üç aşağı beş yukarı
aynı şekilde adlandırılacaktır. Bu
arada,
"Eflatun" gibi sapmalar da olabilir, tek tek dillerin
özelliğine göre. Bu
sapmaların daha aşırı bir örneği olarak
"Kung Fu >
Confucius > Konfiçyüs" verilebilir.
>
> Bir birey
adının uluslararasılığını kabul ediyorsak, tikel bir ürün
adınınkini niçin
etmeyelim?
>
> Ama çikolata
ile belki aynı zamanda aynı yerden yola çıkıp dünyaya
dağılan bir başka
ürünün adı, örneğin "patates" uluslararası
olmayabiliyor da
(Kartoffel, kumpir, Erdapfel...).
>
> Bazı
kelimelerin "uluslararası" olduğunu, ya da "belli bir ölçüde
uluslararası"
olduğunu saptadık, diyelim. Böyle saptamalar
yapabiliyorsak,
"uluslararası kelime" kavramının "doğru" olup
olmadığını
soramayız artık. Doğru olmasaydı, anlamlı bir şekilde
kullanamazdık.
>
> Yoksa,
"doğru" nitelemesini ahlakî anlamda mı alıyorsunuz?
Sorunuzla,
"'Uluslararası sözcük' kavramı olmalı mı, olmamalı mı?"
demek mi
istiyorsunuz?
>
> Selamlarımla
>
> Tevfik Turan
>
> "MUGE
KOÇAK" schrieb:
>
> > ilgili
olmasa da dayanamadim :)
> >
> > Bu arada
ilgimi ceken bir nokta cikolata sozcugunun
> > cesitli
dillerde ki benzerlikleri.
> > Bunu
uluslararasi kullanilan bir sozcuk sayabilir
> > miyiz?
Veya uluslararasi diye nitelendirebilecegimiz
> > sozcukler
var mi? Ornegin kahve gibi...Veya
> >
"uluslarasi sozcuk" kavrami dogru mu?
> >
> >
Tesekkurler,
> >
> >
sjokolade,c^okolado,Kokoleka,tiokareti,chocolate..
> > http://www.geocities.com/mollyjoyful/chocolate.html
> > ********
> >
Chocolate. There are few foods that people feel as
> > passionate
about -- a passion that goes beyond a love
> > for the
"sweetness" of most candies or desserts...
> >
> >
http://www.exploratorium.edu/exploring/exploring_chocolate/index.html
> > ******
> > Ancient
Chocolate Found in Maya "Teapot"
> >
"...The Maya had a lifestyle many kids would
> >
envy—chocolate at every meal. "It was the beverage of
> > everyday
people and also the food of the rulers and
> >
gods," said Haas. In fact, the scientific name for the
> > cacao
tree is Theobroma cacao—"food of the gods."
> >
Hieroglyphs that depict chocolate being poured for
> > rulers
and gods are present on Maya murals and
> >
ceramics...."
> >
> >
http://news.nationalgeographic.com/news/2002/07/0717_020717_TVchocolat
e.html
> > *******
> > The
History of Chocolate
> > "To
begin the history of chocolate, we must first
> > visit an
ancient civilization called the Olmecs. The
> > Olmecs
are believed to be the oldest civilization of
> > North
America. The Olmecs existed from 1500 to 400 BC.
> > It is
believed that the Olmecs were the first to use
> > the cacao
seed. Recent study of the word cacao has
> >
accredited it's linguistic origins to the Olmec
> >
languages..."
> >
> > http://www.chocolatevalley.com/history/olmec.htm
> > **********
> > Chocolate
Glossary
> > http://www.burdickchocolate.com/chocolate_glossary.htm
> > http://cocoajava.com/cocoa_glossary.html
> > http://www.letthemeatchocolate.com/glossary.html