Re: 32,000 yillik harita

--- In b_c_n_2003@yahoogroups.com, Polat Kaya <tntr@C...> wrote:

Haluk Beyin 6 nokta halinde belirledigi görüslerine katiliyorum.

Aslinda Asya buzullarinin olusu kadar o buzullarin erimesinden meydana
gelen seller ve bu sellerin olusturdugu bir deniz ve göller eski
Turanlilarin kültürüne yikici sekilde etkide bulunmustur. Dikkat
edilmelidir ki Orta Asya büyük nehirleri hep Kuzey Buz denizine akar.
Altay daglarinin buzullari eridiginde ve erime olayi da ilkin güneyde
basladigindan, ve bu erime basladiginda kuzey akis yollarinin ve Kuzey
Buz denizinin hala buzullarla kapli olusu dolayisiyle, akis yolllari
tikali olan sel sulari Sibiryada büyük bir deniz meydana getirmistir.
Aniden etrafi basan bu sel sulari eski Tur insanin o bölgede
gelistirdigi kültür eserlerini tahrip etmis ve göçlerin olusuna
ayrica sebep olmustur. Buzullarin erimeye baslamasindan sonra arada
geçen 25,000 senelik kadar bir devirin sonlarina dogru yörede
kurakligin da baslamasi yörenin pek çok kültür eserinin kumlar
altinda kalmasina da sebep olmustur. Bütün bu olan bitenlerin
etkisiyle Turan insani dünyanin her tarafina göç etmis ve göçten
evvel gelistirdikleri ileri medeniyetin etkisiyle gittikleri her
yerde de daha da yeni medeniyetler gelistirmislerdir. Eski Sümer ve
Masar/Misir medeniyetleri Türkçe dilli Turanlilarin eserleridir.
(Sibiryada Asya buzullarin erimesiyle olusan bir denizin uzak
geçmisteki varligini anlatan ""Ak Tengiz" The Disappeared Ice Age Sea-
Size Lake of Siberia" baslikli çalismam Türk Dünyasi Arastirmalari,
Agustos 1999, Sayi 121, s. 97 de görülebilir).

30,000 - 35,000 yil evvelinden var olan Asyadan Avrupaya gelen bu
insanlara "Aurignacian" adinin verilmis olmasi ilginçtir. Kim verdi
bu adi ve neye dayanarak bu ad seçildi? Aurignacian
("A-u-r-i-gn-acian") adinda "AI-eR-GUN-ASYA-ÖY-AN" (Asyali Ay Er Gün
Öyler) Türkçe deyimini görmekteyiz ki bu adlar Tur/Türk dünyasinin
çok eski zamanlardanberi inandiklari üçlü Gök Tanrinin, yani Ay, Gün
ve Ata-Er'in adlaridir. Aurignacian adindan da yine ayni durumu
görüyoruz. Bu konuyu bu forumda çikan yazilarimda çesitli vesilelerle
isaretlemistim. Avrupalinin hakkinda hiç bir sey bilmedigi bir gruba
böyle bir ad takmasi, aslinda kendilerinin eski Turanlilar hakkinda
pek çok sey bildiklerini fakat bildiklerini açiklamak istemediklerini
göstermektedir. Bununla beraber yine kendileri itiraf etmislerdir ki
gerek Asyada ve gerekse Avrupada ARYAN halklardan önce Turanlilar
yasamislardi. Bizde bunun iddiasini yapiyoruz. Kendilerine
"Aurignacian" denilen gruplarin Asyadan geldiklerini Haluk Beyin konu
ettigi yazida da itiraf ettiklerine göre Avrupanin yerli halklarinin
çok eskilerden beri Tur insaninin oldugu gün gibi asikardir. Eskiden
beri Günesi, Ay'i ve yildizlari kutsal bilen bu Turanlilarin dili,
dini ve kültürleri ise en az 2500 sene evveline kadar tam anlamiyla
her tarafta evrensel bir sekilde yasar halde idi. Ne var ki o
siralarda kabalci dincilerce icad edilen dinler politik ve ekonomik
sebeplerle Tur/Türk dünyasinin gerçek günes dinini yikmayi hedef
edinmis ve bir sürü tahriflerle bu isi basararak onu tarihten
silmistir. Türkçe deyimlerin kirilmis olarak sifreli bir sekilde
yazilisi Avrupalilara bu çok eski insanlarin gerçek kimliklerini
gizleme imkanini saglamaktadir.

Haluk Beyin isaretledikleri gibi iki eli göge kaldirip Tanriya
yalvarmak Tur/Türk insaninin töresidir. Sunu da eklemeliyim ki eski
TUR Masar/Misir dilinde, ki bilinenlerin tersine eski Misir dili
Türkce bir dil idi ve Dogu Anadolu ve Azerbaycan Türkçesinin ayni idi,
göge dogru kalkmis iki el bir resimli yazi sembolüdür. Bu sembolün
fonetik degeri "KA" sesidir. Bu hieroglifik sembol "KAKAKA" seklinde
üç defa yanyana yazildiginda Türkçe "KAK AKA" yani "GÖK AGA" seklinde
Gök Tanriyi tanimlar. Bu Türkçe deyim kendilerini Gök-Tanrinin
yerdeki temsilcisi olarak gören ve dolayisiyle kendilerini Tanri diye
adlandiran eski Tur Masar hakanlarinin adinda bile geçer.

Günese, Aya ve Gök Tanriya inanan bu çok eski Turlar gök ile ilgili
pek çok gerçek bilgiye asina idiler. Bunu Zecharia Sitchin'in
"Onikinci Gezegen" adli eserinde çok açikca görmekteyiz. Orada dahi
bu bilgi Tur insanina mal edilmez, fakat uzaydan gelenlere atfedilir.
Elbetteki bu bir hedef sapitmasidir. Ayrica sunu da isaretlemek
isterim ki yildiz kümelerinin adlarla tanimlanmasi Avrupalilardan çok
eski Tur dünyasi insani tarafindan gelistirilmistir. Bunlarin
arasinda Sümerler, Masarlar, Etruskler ve daha pek çoklari da
bulunmaktadir. Raymonde de Gans "Tutankhamen" baslikli kitabinda
sunlari yaziyor (Ingilizce olarak):

"According to authorities, Egyptians were the originators of almost
all the ancient practices of occultism, astrology or pure magic. It
was from them that gitanos, romanos and tziganes --great masters of
sleight of hand, miracles and horoscopes-- derived their generic name
of "gypsy"! The word "Amen", so frequently used in Christian liturgy,
is a cabbalistic word, originating from Egyptian."

Bir taraftan günese tapan diger taraftan "astrology" (ki "astronomy"
ilmi bu ugrasidan dogmustur), yani yildizlara bakarak gelecegi tayin
etme isi ile bu kadar derinden ugrasan, hayatta her seyin anlamini
Gök-Tanri (Günes) ile birlestiren eski Masar/Misir Turlarinin yildiz
gruplarina ve/veya kümelerine ad vermemeleri imkansizdir. Ne var ki
bu eski adlar da degistirilmis ve Avrupailestirilmistir. Gitanos,
Romanos ve Tziganes diye bilinenler bu gün kü Avrupanin kimligini
tayin etmis gruplardir. Bunlarin "el çabuklugu" marifetleri ile
neleri yapmaya muktedir olduklarini anlama bakimindan Raymonde de
Gans' in kullandigi "great masters of sleight of hand, miracles and
horoscopes" ifadesine ve bununla kimleri tanimladigina dikkat etmek
pek aydinlaticidir.

Fildisi üzerine islenmis ve ellerini göge kaldirmis insani ORIAN ile
iliskili oldugunu iddia etmek bir tesadüf neticesi olmasa gerek. ORIAN
sözünün ARYAN sözü ile birbirine ne kadar yakin oldugunu görünce bir
kelime oyununun oynandigini ve hedefinin ne oldugunu görmek mümkündür.
Bu oyun Aryan sözü ile Türkçe "ariyan" sözünde de oynanmisa benziyor.
Insanlarin kendilerine ve dünyada yasadiklari ortama her türlü can,
kan, ve hayat veren Günese tapma ve adlarini Günesten alma yerine,
eski Tur/Türk kültüründe oldugu gibi, Orion yildiz kümesi ile
iliskili olduklarini ileri sürmek maksatli fakat temelsiz bir
iddiadir.

Selamlar,

Polat Kaya