[Fwd: Re: TurkBirDev >> Polat Kaya'ya yanit]

-------- Original Message --------

Subject:

Re: TurkBirDev >> Polat Kaya'ya yanit

Date:

Tue, 06 Mar 2007 14:33:03 -0400

From:

Polat Kaya <tntr@...>

Reply-To:

TurkBirDev@yahoogroups.com

To:

TurkBirDev@yahoogroups.com

References:

<es4r89+4p07@...>



Sayin Ismail Ates ve degerli TurkBirDev Üyeleri,


Hepinize selam ve saygilar.  Ismail Bey iletiniz için tesekkür ederim.  Yazinizda yörüklerle ilgili önemli bilgiler vermissiniz. Sagolun. Daha önceki yazimla da ilgili bazi sorunlarin oldugunu zikrettiniz.  Görüslerimi, bir karsilikli konusma olsun diye, yazinizin arasina serpistirdim. Sizin görüslerinizi kirmizi renk ile gösterdim.

1.  Dediniz ki:
 

"SayIn Kaya ÇalIsmalarInIza basarI dileklerimi belirtip gruba

yolladIgInIz yazI ile daha önceki yazdIklarInIzIn Çeliskilerini

anImsatmak isterim.  http://www.compmore.net/~tntr/turan10.html

adresindeki basta Oguz  tanImlamasI ile bu yazInIzdaki Oguz tanImInda

ciddi farklar var.YukarIdaki yazInIzdaki Oguz tarifi daha gerÇekci

daha da akla yakIn olurdu.Oguz destanInda da bunun izleri

görülebilir."

Polat Kaya: Çeliskilerin ne oldugunu belirtmemissiniz. Böylece, neyin çeliskili oldugunu kestirmem zorlasiyor. Yazilarimda çeliskilerin oldugunu pek sanmiyorum. Bununla beraber, sayet gözümden kaçmis bir husus varsa onu da düzeltmekte fayda görürüm ve isaretleyeni de takdirle anarim. Atifta bulundugunuz http://www.compmore.net/~tntr/turan10.html adresli bir önceki yazimda yazdiklarimi, okuyuculara kolaylik olsun diye, hemen asagida mavi ile gösterdim. Yakinda geçmiste bu Grupta yazdigimi yesil ile belirttim.

"En azindan son buzullarin çözülüs zamanindan beri eski Tur/Türk dünyasinin (Turan) gelistirdigi bir üçlü Gök-Tanri dini vardi. Bu gök dininin temelinde evrende her seyi yaratan Bir-Gök-Ata-Tanri ile onun yaninda Gün-Tanri ve Ay-Tanri ile tanimlanan üçlü bir "gök-tanri" sistemi vardi. Bu tanimlamada Gök-Tanri BIR'di ve evreni yaratandi. Onun yarattigi Gün ve Ay, benzetmeli olarak, Gök-Tanrinin gözleri idi. Bu tanimlamada Gök Tanri bir "KOR/KÖR-TANRI" idi. Çünkü Gök-Tanrinin bir gözüne hiç bakilamazken digerine istenildigi kadar bakmak mümkündü. Gök-Tanrinin bakilamayan gözü yani çalisan gözü bir "OT/OD/UT" yani "KOR" (atesh) olan Gün/Kün/Günesh (Gün-Tanri) idi. Böylece Gök-Tanrinin bu gözü. Türkçe "KOR-GOZ/GÖZ idi. Gök-Tanrinin iyi çalismayan ikinci gözü Ay yahut AY-TANRI olup bu gözün kendi isigi yoktu ve bu sebeple o bir "KÖR-GÖZ" idi. Diger bir degimle, AY da Gök-Tanrinin KÖR-GÖZÜ idi. Bu yüzden eski Turan dünyasinin üçlü Gök-Tanrisi hem KOR-GOZ ve hem de KÖR-GÖZ olarak bilinirdi. Gök-Tanriyi temsil eden KOR-GOZ ve KÖR-GÖZ adlarindan ötürü üçlü Gök-Tanrinin adi O-GOZ ve ondan dolayi da OGOZ/OGUZ/OGUS adi ile bilinirdi. Böylece, OGUZ adi eski Türk dünyasinin hem Gök-Ata-Tanrisinin, hem Gün-Tanrisinin ve hem de Ay-Tanrisinin ayri ayri adi idi. Oguz'un en önde gelen hayvan simgesi ise OGOZ/OKOZ/ÖKÜZ, diger bir adi ile "yabani BOA/BOGA idi. Bunun yaninda Oguz'un binlerce adlari vardi ki onlar Gök-Tanrinin çok çesitli yönlerini ifade eden adlardi. Bütün bu adlar günümüze kadar gelen essiz bir dil olan OGUZ-KAGAN dilini yani Türkçeyi, baska bir degimle "GÜN-TANRI" (GÜNESH-dilini) yahut "TUR-DILINI" olusturmustur.

8.2) Oguz yaratici Gök-Tanri olmasi sebebiyle "ATA-U-ER" (aTa-U-eR) Türkçe deyimi ile de tanimlaniyor ve kisaca "TUR" (Tanri) olarak biliniyordu. TUR ayni zamanda "UT-eR" (Od-Er, Atash-Er, Gün-Er) anlaminda Gün-Tanrinin (Günes'in) adidir. TUR ayni zamanda "UTU-ER" anlamindadir. UTU Sumer dilinde Gün-Tanri'dir yani Günesin adidir. Türkçe hepsi ayni anlamda olan UT-U, OT-O, Atash-O, Kor-O hep Gün-Tanrinin adlaridir. TUR sözü üçüncü anlaminda ise AY-Tanri'yi da temsil etmekte olup TUR-ÖY deyiminde yerini almaktadir. Eski Tur/Türk dilinde UT sözü ayni zamanda "Öküz" anlamindadir. Eskidenberi Tur/Türk abidelerini ve Tur/Türk dünyasinin bayraklarini süsleyen "Hilal-AY", benzetme yoluyla UT-ER'in, UTU-ER'in, TUR'un, TORA'nin (Okuz/Oguz-Er) boynuzlaridir. Eski Tur/Türk dünyasinin tas ve kayalar üzerine islenmis abidelerinde yuvarlak Günes Hilal-Ayin (Ark-AY) kollari arasinda gösterilir. Türk bayragi Oguz Ata'nin sancagi ve bayragidir. Türkün eski adet ve inançlari "türe/töre" olarak bilinir. Eski Tur/Türk dünyasinda "töre" kanundur. Yahudi ve Hiristian dinlerinde "Bes Kutsal Kitab'i" eski Tur/Türk dünyasinin törelerinden yararlanarak hazirlayanlar ona "TORAH" adini vererek Türkün törelerine sahip çikmislardir."
 

"Türklerin atalari zaten "GÖZ, ALGÖZ, ALGÜN, ALBAS, ALTINBAS, KIZILBAS, ALAV, ALEV, ALOY, vs " gibi adlar ile adlandirdiklari, dünyaya hayat verici günese, yani Gün-Tanriya onbinlerce sene evvelinden "Tanri O-GÖZ" (Tanri OGUZ) olarak inanmislar ve bu kavram altinda olasilikla dünyaya ilk din kavramini vermislerdir." 
 

Yukarida mavi renkte yazili yazimla OGUZ ile ilgili görüslerimi bildirmistim. Asagida yesil yazi ile bildirdigim görüslerim de ise yine Gün, Ay ve Gök Tanri ile ilgili gördügüm baska adlarin ve kavramlarin dile getirilmesidir. Bunlar daha önce dediklerimi inkar eder mahiyette olmayip, daha da tamamlayici bilgilerdir ve çeliski yarattigini da sanmiyorum. Yazilarim genellikle hayli uzun yazilar oldugundan TurkBirDev toplumunda yazacaklarimi biraz daha özetleyerek yazmayi düsündüm. 
 

OGUZ adi Türk dünyasi için çok önemli bir addir, zira o ad Tanri için verilen ve en basta gelen adlardan biridir ve olasilikla birincisidir. Bunu diger dillerdeki kelimeler içine ve arasina serpistirilmis ve de degistirilmis bilgilerden görebiliyoruz.Bilindigi üzere Tanri kavrami ile ilgili olarak pek çok adlar verilegelmistir. Dinler degistikce bu adlarda da degismeler olmustur. Ben Tanri için verilen adlarin hepsini her yazimda tekrar etmedigim için bir sonra yazdigim bir evvel yazdigimi inkar ediyor yahut çeliski yaratiyor seklinde alinmamalidir. Eskilerin TANRI kavraminda günes ile yaratici tanriyi birbirinden ayirmalari dahi bir hayli zor bir durum idi. Zira Gök Tanru ile Gün Tanru kavramlari biri digeri ile iç içe kavramlardi. Gözü Göz sahibinden ayirmak zor oldugu gibi.

 

Alev alev yanan, dünyayi IsIklandiran ve IsIlandiran günesin gücü ile, bir gözü günes olan ve günes de dahil evreni yaratan Gök Tanrinin ayni isikli güc kaynagindan olduguna inanilirdi. Böylece ayni OGUZ adi hem evrensel yaratici Gök Tanrinin ve hem de onun gözleri olan Günes ve Ay Tanrilarin da ortak adi idi. Bunun böyle oldugunu Gün ve Ayin O-GÖZ (OGUZ) seklindeki tanimlamalarindan da görüyoruz. Çok iyi bilinir ki içinde bulundugumuz Günes sisteminde her seye hayat verici enerjinin kaynagi Günestir. Içinde bulundugumuz günes sistemde aydinlatici bir günesin olmasi düsünen ve konusan insanin hayatinda bilgi toplanmasini saglamistir. Günes olmasaydi elbetteki ne insanoglu olurdu ve ne de simdiki bilinenlerin, TANRI kavrami da dahil, hiç birisi de olmazdi. Böylece Gün ve onun IsIgI ve IsIsI Gün-Tanru (Tanri) gerçegini ortaya çikariyor. Diger bir deyimle, bütün bu bilgilerin kaynagi Günes oluyor. Bu gerçek OGUZ KAGAN'in alti oglunun adi olan GÜN-HAN, AY-HAN, GÖK-HAN, DAG-HAN, D

 

 

 

 

 

ENIZ-HAN ve YILDIZ-HAN adlari ile evreni içine alan daha da genis boyutlari kapsar.

 

Bu inanç ve onun tanimladigi kavram çok gerçekci bir din kavrami olup günümüze kadar gelmistir. Sonradan gelistirilen yeni dinlerin yayilmasini saglamak gayreti ile, Turan dünyasina ait olan bu kavram Tur/Türk/Oguz toplumlarinin disinda olan gezginci gruplarca karalanmis ve onun yerine çesitli dinler getirilmistir. Bununla beraber bu kavram gerçekte ölmemistir fakat gizlenmistir. Yeni dinlerin hepsinin kökeninde yine de eski Tur/Türk/Oguz dünyasinin dini inançlari yatmaktadir. Bu din degisimleri ön plana getirildiginde, töresel inançlarindan bir türlü vazgeçmeyen Eski Tur/Türk/Oguz dünyasi insanlari çesitli yöntemlerle soykirima ugratilmis, kimlikleri, dilleri ve de dinleri degistirilerek pek çoklari Tur/Türk/Oguz dünyasindan koparilmislardir. Kendilerine "LATIN" denen gruplarin cogunun DNAlerinde Tur/Türk/Oguz DNA bulunmasi beklenir ve olsidir. "Yunanlilarin" 60% dan fazlasinin Türk soylu oldugunu itiraf eden Yunanlilar vardir.

 

 

Simdi "GÖZ, ALGÖZ, ALGÜN, ALBAS, ALTINBAS, KIZILBAS, ALAV, ALEV, ALOY, vs." gibi adlarin hepsinin günes ile ilgili oldugunu ve onun vasiflarindan kaynaklandigini tekrar belirtmek isterim. Günes ve AY, benzetme yollu, gök yüzünde birer "GÖZ" görüntüsü verdikleri gibi ayni zamanda yuvarlak birer "BASh" görüntüsü de verirler.  Bu sebeple bunlar "TEPE GÖZ" (tepedeki göz) diye de bilinir. Bilindigi gibi Oguzlarin DEDE KORKUT efsanelerinde "TEPEGÖZ" masali da vardir. TEPEGÖZ deyimi Günes ve Ay'i temsil ettigi gibi sanki tepenin (basin) üstünde bir üçüncü göz varmis gibi masalimsi bir kavrami da tanimlar. Orta Asyada Türk insanina ait bulunan mezar taslarinda insan basi ile gösterilmis bazi resimlerin alinlarinda bir üçüncü göz bulunur. Bu çizimler merkezi bir nokta ile belirlenmis bir daire ile gösterilmis. Bu da Turanli toplumlarin Günese ve Aya taptiklarinin bir baska isbatidir.

 

Eski Turanli Tur/Türk/Oguz toplumlarinin dini anlayisinda Tanri ile insan arasinda çok büyük bag vardir. Hatta insan Tanrinin bir benzeridir ve insan basi da Tanri gibi yaraticidir. Gerçekte "TANRI" kavramini yaratan da yine insan basi olmalidir.

 

Bildigimiz bütün renkler Günesten kaynaklanir ve Günessiz renk olmaz. AL (KIRMIZI), MOR ve ALTUN sarisi günesin en önde gelen ve günesin kendisinde gözüken renklerdir. Böylece, "ALBAS", AL, KIZIL, MOR ve de ALTUN (SARI) renklerde görünen günesin bir tanimlamasidir. ALBAS günesin, ALABAS AYin ve ÂLÂBAS (EN ÜSTÜN BAS) ise evreni yaratan Gök Ata Tanrinin adlaridir.

 

AL sözcügü günümüzde ALLAH (AL ILAH) adi içinde de yasamaktadir. Türkçe AL sözcügü eski çaglara ait BAAL seklinde (Türkçe "ABA AL", "APA AL" deyimlerinden) Tanri kavramina ad olan sözcügün de içindeydi.

 

Gök yüzünü aydinlatan, günes sistemine hükmeden günes bir uzay toplumunun basi ve de yüregidir. Evrene hükmettigi inanci ile tanimlanan yaratici Gök Tanri da evrenin basitir. Denebilir ki AY da Arzin basidir. Bunlarin üçü de tepedir, en üsttür, dünyamizda her seyin en üstündedir. Bilindigi gibi toplumlara önderlik eden kisiler de (Hakan, AGA, Bey, Pasa, Sultan, Padishah, vs.) toplumlarin BASItir. AL, Mor, kara ve SARI gibi çesitli renklerde olan insan basi da insan sisteminin basidir. Türkçe ALBAS adi ile hem bu üç göksel Tanrilar ve hem de insan basi tanimlanmis oluyor.

 

 

Osmanlilar al rekli "fes" giyerlerdi. http://www.diggerhistory2.info/graveyards/pages/equip-uniform/tk-uniforms2.htm

 

Bu bas giysisi onlari "AL BAS" yapar ve "ALBAS" olus kendilerinin Günes, AY ve Gök Tanri inançlarinda olduklarinin isaretidir. Hatta bu bas giysilerinin bazilarinda, tepe bölgesinde günes deseni islenmistir. Bu bir süs olmaktan çok günese inancin isaretidir. Elbetteki Osmanlilar Islam dininde idiler. Ne var ki Islam dininin temelinde de eski Tur/Türk/Oguz dünyasinin temel kavramlari vardir. Eski simgeler kolaylikla degismiyor.

 

Türkün Alevilerine KIZILBAS da denir ki bu ALBAS ve ALTUNBAS kavramlarinin simgesidir. Töresel Mevlevi dervislerinin baslarina giydikleri yarim konik giysiler AL renklidir. Türk dünyasinin insani basina AL giyer, basina "AL" renkli "bas bagi" baglar.  Gelinlerimizin basina "AL VALA" örtülur. Anadolu insaninin töresel oyunlarinda oyuncularin bas giysilerine dikkat edildiginde genellikle AL renkli bas giysileri olur. Örnegin Zeybek oynayan efelerin baslarina giydikleri ortasi al renkte olan basliklar gibi. Daha pek çok örnekler sayilabilir.

 

Eski Masar (MISIR) hakanlarin taclari arasinda birisi "AL" rengindedir. Tutankhamen yanlis adi ile tanitilan hakanin al renkli bas tacini internette bulabilirsiniz. Bu AL baslik secenegi onlarin da ALBAS inancinda olduklarinin isaretidir.

 

 

Milattan önce birinci bin yillarda Azerbaycanda yasayan Tur/Türk/Oguz ALBANLARin adlari kendilerinin AL-BEN, AL BENIZ, AL YÜZ, yani ALBAS olduklarinin simgesidir. Bunlarin bir kolu eski çaglarin Italyasinda simdiki "ROMA" sehrinin bulundugu bölgede (LATIUM) Etrusk Tur/Türk/Oguz toplumari ile beraber yasamislar ve "ROMA" sehrini kurarak ona "KIZIL ALMA" yahut "AL TANRU" kenti ("the Eternal city") adini vermislerdir. Hatta öyle ki aslen bir Tur/Türk/Oguz sehri olan bu sehir çingene ROMANlar tarafindan hile yollu alindiktan sonra onun eski adini, yani Türkçe olan adini açik bir sekilde isitilir bir ses ile söyleyenler öldürülürlerdi. Bu adi ancak bas papaz ve o da adi kimsenin isitemiyecegi sekilde fisildayarak söyleyebilirdi. Lütfen su yaziya bir bakin: http://www.polatkaya.net/Pantheon_yurt.htm

 

Milattan önce ikinci bin yilda çanakkale bölgesinde yasayan Tur/Türk/Oguz kökenli "TUR ÖYLÜ"lerin (TROY, TRUVA adlari ile tanitilanlar) askerleri de AL renkli baslik giyiniyorlardi. Tur/Türk/Oguz dünyasinin dilini ve dinini hirsizlayarak kendilerine degisik sekillerde dil ve din edinen Romalilarin askerlerinin basgiysileri ALBAS simgesini tasir.  Bilhassa "CENTURIAN" denilen askerleri AL renkli baslik giyerlerdi http://www.roman-empire.net/army/centurion.html

 

 

Gezginci soylu Romalilar ve de Rum Bizanslar kendilerine ait sayilan "medeniyetin" her yönünü Tur/Türk/Oguz toplumundan çalmislar ve bu gerçegi gizlemislerdir.

 

Roma Imparatorlugunun ordu sancaklarinda en üstte bir "EL" simgesi (insan eli) vardir ki bu isaret "AL TANRI" kavramini temsil eder. Bak http://www.vroma.org/images/mcmanus_images/standardrelief2.jpg  Yemin ederken sag elin kaldirilip göye dogru tutulmasi AL TANRININ huzurunda yemin ediyorsun anlamindadir. Dikkat edilmelidir ki Türkçe "EL" sözü ile "AL" sözü tek "L" harfini içerir. Çogu zaman ünsüzlerin kullanilmadigi yazi sistemlerinde tek "L" harfi AL, AL, OL, ÖL ve hatta "YEL" seklinde okunabilir.

 

"KATOLIK" inancinda olan "Roman" kilisesinin "kardinal" adli din adamlarinin baslarina giydikleri "AL" ve "MOR" renkli bas takkeleri onlari "ALBAS" yapar. Ve de bu papazlarin "AL" ve "MOR" renkli "kaftanlara" bürünmeleri adetini hep Tur/Türk/Oguz toplumlarinin medeniyetinden almislardir. Tur/Türk/Oguz kökenli ve gerek Etrüsklere ve gerekse TUR-ÖYLÜLERE (Trojans) akraba olan eski çaglarin Fenikelileri asalet giysilerinde kullandiklari AL ve MOR renkli boyalari üretmekle bilinirler.

 

Dikkat edilmelidir ki eski çaglarin YEL tanriya tapan gezgincileri de YEL Tanriyi EL isareti ile tanimlar. Bu isaret gökte bulutlardan çikan bir EL isaretinden baslayarak asagilara dini tapinaklarina kadar burgulanarak inen bir "hortumu" (tornado) gösterir.   Böylece, Gök Tanri diye tanimlanan kavramlar geçmiste hep Türkçenin AL sözcügünün arkasina saklanarak AL, YEL, EL, OL, ÖL gibi TÜrkçe tek heceli sözcÜkleri ile tanimlanmis oluyor. Bu da "AL Tanri" kavrami gibi Türkçenin ne kadar eski bir dil oldugunun da isaretidir.

 

Son olarak, dünyada "AL BAS" kavraminin ne kadar yaygin oldugunu gösterme bakimindan önemli olan Güney Amerikanin batisinda Pasifik Okyanusunda "Easter Adasi" adli adada bulunan uzun tas baslari da dikkatle incelemek gerekir. Söyleki bu tas baslarin bazilari dahi "ALBAS" olarak yapilmis. Su sitelere bakilmasi pek göz açici ve aydinlaticidir. 

 

http://mysteriousplaces.com/Easter_Island/images/nau02.JPG

 

http://mysteriousplaces.com/Easter_Island/images/nau05.JPG

 

Çok ilginçtir ki bu koçaman tas baslarin bas giysileri de gerek Orta Asyada ve gerekse Kafkasya bölgelerinde renkli PAPAKlar giyen Tur/Türk/Oguz toplumlarinin "PAPAKLARINI" andirmaktadir. Olami ki Easter adalarinin eski yerlileri yine Asyadan göç eden Tur/Türk/Oguz insanlari idi? Görülüyor ki ALMAS simgesi çok eskilere gitmekte ve Gök AL Tanri kavramina dayanmaktadir. Eskiden, bas giysisi manidar idi ve kisinin ne gibi bir inanca sahip oldugunun ve kimlerde okdugunun simgesi idi.

 

Türkçe sözler olarak GÖZ, KÖZ, GUZ, GAZ, UZ, US, AZ/AS gibi sözcükler de OGUZ adi ile es anlamlidirlar ve OGUZ'un çesitli yönlerini tanimlarlar. "OGUZ" adi Tanri adi olmakla beraber insanda "INSAN BASI"ni da temsil etmekteydi. Zira insan basi hem insan beynine evlik yapan ve hem de Göz, burun, kulak ve agiz uzuvlarina ev sahipligi yapan, insani diger varliklardan farkli kilan essiz ve oldukca yuvarlak bir TEPE idi.

 

Basi yukarida, kollari ve ayaklari yana dogru açilmis bir insan bir bes kollu yildiz resmi çizer. Günes bir yildizdir ve insan da bir yildizdir zira o da bilgisiyle aydinlatir, dilinin güzelligi ile insani IsItIr yahut üsütürs.

 

Sözüm bir hayli uzadi; fakat ümid ediyorum ki bütün bunlarla "GÖZ, ALGÖZ, ALGÜN, ALBAS, ALTINBAS, KIZILBAS, ALAV, ALEV, ALOY, vs." gibi adlari neden kullandigimi izah etmis oldum.

 

 

2. Dediniz ki:

 

"Tüm diger ilkel toplumlar gibi Türkler de totem dedigimiz

hayvan tanrIlara tapIyorlardI."

 

Polat Kaya:  Bu görüsünüzle hemfikir degilim. Önce "totemciligin" hayvanlara tapildigi seklindeki anlayisiniz yanlistir. Totem, ayni kani tasiyan gruplari bir "simge" altinda tanimlayan bir "damga"dir. Bu simge bir hayvan veya bitki de olabilir. Fakat bu onlarin hayvana veya bitkiye taptiklari anlaminda degildir ve öyle de alinmamalidir. Bu "damgayi" bir "ilkellik" simgesi olarak tanimlayanlar aslinda yerli halklari "ilkel" ve kendilerini de "medeni" göstermek suretiyle yerli halklari kontrol altina alan Avrupali irkcilardir. "TOTEM" sözcügünün "Algonquian" (Ojibway"ototeman" ["odoodeman", "his totem" yani "akraba grubu") kaynakli bir sözcük oldugu onun tanimlamasinda belirtilir, [Webster, 1947, s. 1054-1055]. Ben bu "ototeman" (odoodeman) sözcügünü Türkçe "Gök-dedelerim" seklinde görüyorum. Dikkat edilirse, "Algonquian" adi bile "AL-GUN-QOI-AN" (AL-KÜN-GÖY-LER) Türkçe sözlerini içermektedir ki bu ad onlarin da "AL GÜN" ve "GÖK'e" adli olduklarinin simgesidir. Kuzey Amerikan yerli halklarina "Kizil Derili" denilmesi onlarin bazilarinin gövdelerini ve bir çoklarinin da yüzlerini "kirmizi" boya ile boyamalari "AL BAS" inancinda olduklarindan, yani "AL, KIZIL, Kirmizi, Altun sarisi" günese" inandiklarindandir ki bu töre çogu yerde unutulmustur.

 

Bunu belirttikten sonra öncelikle siz "totem" kavramini ne gibi ölçülerle ölçüyorsunz ki onu "ilkel" olarak tanimliyorsunuz?

 

Ati, sigiri ve koyunu ehlilestirip bir geçim kaynagi ve töresi haline getirmis olan eski Tur/Türk/Oguz toplumlari göksel tanrilarini hayvanlarla simgelemislerse bu onlarin "hayvanlara" taptiginin isareti degildir ve onlar hayvanlara tapiyorlardi diye de adlandirilamaz. Onlar hayvanlarini dagin basinda Gök Tanriya, Günese ve Ay'a kurban kesmeyi töre haline getirmislerdir.  "Tapilan" hayvanlar, bazi baska toplumlarda oldugu gibi, kurban kesilmezler.

 

Türkçe gibi muhtesem bir dili gelistiren bir toplum "ilkel" addedilemez. Zamanimizdan en az 7,000 sene evvelinde Orta Asyada ana dilini yazi ile yazmaya baslamis bir toplum "ilkel" olamaz ve "ilkel" de sayilmamalidir. "Köy" yerlesimciligi Turan toplumlarinin gelistirdigi bir kavramdir. KÖY adi ve kavrami bir yandan toplumun bir arada birbiriyle el tutarak yasamasini saglayan bir kavramdir ki bu ilkellik degildir, diger taraftan GÖY'e inanan bu toplumlarin inançlarini oturduklari mekana da KÔY/GÖY adini verip onu kutsallastirmalaridir ki bu da pek ilkel bir kavram degildir.

 

Yine ayni Turanlilarin bir kolu olan Sümerler dünyaya "OKUL" sistemini getirmisler, ögretmenlik ve ögrencilik kavramlarini üretmislerdir ki bu da hiç ilkel olmayan, gerçekte çok ileri bir atilim oldugu ve günümüzün medeniyetine temel olan bir gelismedir.

 

"BILMEK" kelimesi ve onunla birlikte "BIL" ve "BILGI" sözleri Türk diline ait olup eski çaglarin Tur/Türk/Oguz toplumlari bu kavraminin ehemmiyetini o derece anlamislardir ki olasilikla tarihin belkide ilk destanina ve onun kahramani olan temsili kisiye, BILGIYI temsil eden BILGAMESH (BILGEMIS) adini vermislerdir. Bu ilkelligin simgesi degildir.  Destan yazmak ve halka okutmak ilkellikle hiç es sayilamaz. Bu ad "GILGAMESH" sekline dönüstürülerek Tur/Türk/Oguz dünyasindan kaçirilmistir.

 

Böylece Orta Asyadan getirdikleri bilgi ile, gerek Firat ve Diclenin nehirlerinin civarinda ve gerekse NIL nehrinin kiyilarinda, Anadoluda, Ege ve Akdeniz kiyilarinda ve Avrupanin diger bölgelerinde essiz medeniyet gelistiren Tur/Türk/Oguz toplumlarina ilkel demek pek dogru olmasa gerek.

 

Nil kiyilarinda gelisen bu Turan medeniyetinde "KARA BÖCEK" bile kutsal sayiliyordu ki bu eski Masarlilarin bu böcege taptiklari anlamina gelmez.  Ayni toplum Nil nehrinin güclü timsahlarini dahi bir Tanri simgesi yapmislar ve ona SUBEK adini vermisler.  SUBEK çok olasilikla "SU BEYI" anlamindadir. Gercekten de Timsah Nil sularinin hükümdaridir.  Bu onlarin Timsaha taptiklari anlamina gelmez. Dikkat edilmelidir ki OGUZ KAGANIN ogullarindan birinin adi DENIZ HAN idi yani "DENIZ BEYI", "SU BEYI", "DENIZ APA" yahut "DENIZ ATA" anlamli bir tanitim. 

 

Bütün bunlar Turanli Tur/Türk/Oguz dünyasinin daha 7000 sene evvelinden ne kadar çok ileri bir toplum oldugunu ve ilkel olmadiklarini gösteren gerçek durumlardir. Baska bir deyimle Turanli Tur/Türk/Oguz toplumlari dünyaya medeniyet vermislerdir.

 

Sayet eski zamanin Tur/Türk/Oguz toplumlarina "ilkel" yaftasini vuranlar olmussa, onlar Tur/Türk/Oguz toplumunu küçültmek ve tahrip etmek ve kendilerini öne çikarmak için bu gibi karalamalari yapmislardir. Ayni tip karalamalar günümüzede de olmaktadir.

 

Bazi hayvanlarin Türkçe adlari Tanriya yöresel olarak verilen adlarla es oldugu için Tanrinin "simgesi" (logo, icon, vs.) olarak addedilmisler. Bu sebeple ÖKUZ (OKUZ, OKUS) OGUZ adi ile es oldugundan Gök Tanri bir "BOGA" simgesi ile temsil edilmistir. Ayni sekilde TUR suzü ile de Türkçe UT (OKUZ) adi eslestirilerek yine BOGA simgesi kullanilmistir. OGUZ KAGAN destaninin daha bastan ikinci satirinda bir BOGA simgesi bulunmakta ve bu da OGUZ adinin OKUZ (OKUS) adi ile esdesdiginden dolayidir.

 

Bunun yaninda bazi yirtici kuslar da yine kutsal sayilmistir ve Türklerin OGUZ boylarinda her boyun kendine simge olarak aldigi bir yirtici KUS (kartal, dogan, aksungur, atmaca, sahin, vs.) vardir.  Bunda da KUS adi GUS (GUZ) adiyla esdeger oldugundan onlar da kutsal sayilmislardir. Bilge Kaganin Bas giysisinin (tacinin) önünde iki basli bir KARTAL resmi bulunmasi bosuna degildir. 

 

Bütün bunlari siralamamdan maksadim, eski Turan dünyasinin Tur/Türk/Oguz toplumlari karalama maksatli söylenenlerin aksine, "ilkel" olmadiklarini belirtmek içindir.  

 

 

3. Dedinz ki:

 

"Öküz totemi büyük olasIlIkla diger

dinlerin etkisi ve baskIsIyla asIl önemini

yitirdi."

 

Polat Kaya:  önemini kaybeden "ÖKÜZ" totemi degil, Tur/Türk/Oguz dünyasinin göksel dini olan ve de Türklügü temsil eden üçlü GÖK Tanri dininin çökertilmesi ve Türk dili ile beraber hirsizlanmasi ve de Tur/Türk/Oguz dünyasindan uzaklastirilmasi isidir. Tur/Türk/Oguz dünyasinin Günes'e ve Ay'a ve de Gök Tanriya tapan evrensel dinleri hiç bir zaman "KULT" addedilemez. Yukarida da izah ettigim gibi Tur/Türk/Oguz dünyasinin göksel dini inaçi çok açik ve herkesce görülüp taninan göksel kavramlari içerir. Onun gizli bir tarafi yoktur. Halbuki "KULT"lar ise temel inanç kavramlarinin ne oldugunu açiklamayan, "din" kisvesine bürünmüs kuruluslardir. Neye inanildigini ancak sistemin basinda olan bir kaç kisi bilir. KULT denen teskilatin temelinde asil temel kavrami "GÖLGELEME ve GIZLEME" vardir. 

 

Türk dünyasinin dini kavraminda gizlenmis veya gizlenecek hiç bir husus yoktur. Günes ve AY her kesin gözü önünde olan varliklar olup kimseden gizlenecek halleri yoktur. Gök (HAVA), Yildiz, Dag (arz) ve Deniz ise yine her kesin gözü önündedir. Bunlarin hepsi hayat verici ve hayatin devamini saglayan oluntulardir. Zaten kendilerine GÜN-TANRI ve AY-TANRI seklinde adlar verilmektedir. Kendisini direk olarak göstermeyen, evreni, Günesi, Ayi ve de Arzi yaratan Gök Tanri ise her yerde ve her sekilde vardir ve kendini her türlü gösterir diye bilinir ve inanilir. Gök Tanri bir anlaminda "UZAY" ve onuniçindekiler demektir ki her yerde var olan da odur.

 

TANRU sözü AN-TUR (GÖK-TUR) seklinde yine gök yüzünü ve gök Tanri TUR'u tanimlar.  ANUTR seklinde Sümerlerin evreni yaratan Tanrisi ANU'nun adidir. TURAN seklinde Tur/Türk/Oguz dünyasinin TURAN kavramini tanimlar. Turan da, yalniz Orta Asya olmayip, Türklere vatan olabileçek her yerdir. Tanrinin baska bir sekli TENGRI, TENGER, TENGERE, TANGARA sekillerinde de görülmektedir ki TENGER ve Sümerlerin DINGIR deyimleri biri digerinin aynidir. DINGIR adi "GINDIR" seklinde Türkçe "Gündür" sözü ile aynidir ve gün Tanriyi temsil eder. Sümerlerin Gün Tanriya verdikleri UTU sözü Türkçenin "OD O" (ODO, OTO, ATAS O) anlamli sözlerinin biraz farkli seklidir.

 

 

4. Dediniz ki:

 

"Hun-Kun-Koyun-Karakoyunlu-Akkoyunlu nasIl koyun totemin

mirasÇIsI iseler karakeÇili-AkkeÇili-KIzIlkeÇili-Tekeli keÇi toteminin

Oguzlarâ��da  Öküz-Manda(mada-medler) CamIz(toros-Grekce) gibi farklI

toplumlarca adlandIrIlan ama aslInda aynI soyu hedefleyen Boga kültünü

temsil etmektedir."

 

Polat Kaya: HUN ve KUN adlari "GÜN" adindan gelir ve Günesin adidir."Koyun" AKKOYUNLU ve KARAKOYUNLU'larin ekonomik geçimi temin eden sürülerin simgesidir. AKKEÇILI, KARAKEÇILI ve KIZIL KEÇILI adlari daha çok AY'in simgeleridir. MANDA ise yine KARA AYIN bir simgesidir. Asil tapilan simge degil simgenin arkasindaki göksel varliktir.

 

 

5. Dedniz ki:

 

"Oguz demek Türklerin tamamI demek degildir.Oguz

olmayan Türkleri de anmak gerekir."

 

Polat Kaya: Ben yazilarimda Turanly olup Türk di ile konusanlari, TUR, TÜRK, OGUZ, TUR/TÜRK ve de TUR/TÜRK/OGUZ seklinde anarim böylece ayni soydan gelen bu insanlari birbirinden ayirmam. Benim yazilarimda ve tanimlamalarimda onlarin arasinda fark yoktur.

 

 

6.  Dediniz ki:

 

"Oguz gök ata degildir."

 

Polat Kaya: OGUZ gök atadir. OGUZ "Gök ATA TANRI"nin bir adidir ve ayni zamanda TUR/TÜRK/OGUZ toplumlarinin ecdatlarinin da adidir. Ecdat atadir ve de OGUZ ATAdir. Gök Tanri kavraminda OGUZ ("O KÖZ" / "O GÖZ") Günesin adidir ve Günes yaratici bir ATAdir. OGUZ (OKUZ) yani OGUZ Kaganin simgesi olan BOGA bir ATAdir ve BOGAnin bir ATA oldugu inkar edilemez. Anadolunun Çatal Höyük adli yerinde yapilan arastirmalarda ortaya çikan, duvarlara asili BOGA baslari OGUZ (OKUS, OKUZ) adinin temsilcileri olsa gerek. Çatal Höyük buluntulari en azindan 8,000 sene evvelinden geliyor.

 

Ayrica, OGUZ adi "O GIZ" seklinde bir "KIZ" kavramidir ve bir ANAyi temsil eder. Böylece Günes hem anadir ve hem atadir. ANA gibi IsItIr. Günes hem aktir ve aydinliktir ve hem de gölge yaratir ve karanliktir. Günesin aydinliginda gölgemiz hep bizimle beraberdir. AY da hem aktir ve hem karadir. Onun bu ak ve kara görüntüsü yine günesten dolayidir. Türklerin törelerinde TANRU kavrami ikilidir.

 

TANRU adi da "T-AN-RI" seklinde "aTa AN eRI" yani "GÖK ATA ERI"dir ve yaratici atadir. TANRU adi "ANUTR" seklinde ANUTuR (ANATUR) ve yaraticidir. ANU Sümerlerin evreni yaratan tanrisinin adidir. Dikkat edilmelidir ki ANU ve ANA aynidir. TANRU evreni yarattigi için de O bir ATATUR (ATAdir), APATUR (APAdir), PAPATUR (BABAdir) ve ayni zamanda bir ANATUR. Tanrinin erkek mi yoksa disi mi oldugu bilinmez. Böylece onun "ikili" bir kimligi vardir.  Bu adlar içindeki TUR adina da dikkatinizi çekmek isterim.

 

Bu Türkçe ifadeler Isevilikte dinin basi olan kisiye "PAPA" yahut "POPE" denilmesinin kaynagidir. Bütün Hristiyan toplumunun basi olan bu kisi kendisine öz Türkçe kaynakli "BABA" sözünü ünvan olarak almis ve ATAATA (DEDE) ve APAAPA (PAPA / BABA) anlaminda kendisine BABA" dedirtiyor.

 

 

7. Dediniz ki:

 

 

"Tüm ilkel tanrIlar gibi gökseldir."

 

Polat Kaya: Çagdas tanrilar daha mi baskadir? Hangi "ilkel" olmayan "çagdas" tanriyi demek istiyorsunuz? TANRI veya tanrilar hangi ölçeklere göre "ILKEL" degildir? Yukarida da cesitli sekillerde açikladigim gibi, OGUZ adi ilkel bir Tanriyi temsil etmez. O, bilakis Gök ATA Tanrinin, Günesin ve de AY'in ta kendisidir. Baskalari bir yandan onu "ilkel" göstermege çalismislarsa da OGUZ adini örtülü sekillerde kendilerine DIN adi almaktan da geri kalmamislardir. "ORTHODOX" adindaki "OD-OKUS" adina dikkatinizi çekmek isterim. Bu adin Türkçe OD (ATAS, ALAV), OGUZ ve Günes adi ile ilgili olarak yapilmis oldugunu hiç düsündünüz mü? Ingilizcede OX sözcügünün Türkçe ÖKÜZ karsiligi olmasi tesadüflerin eseri degildir. Gerçekte Türkçeden alinip gizlenmis bir addir.

 

 

8. Dediniz ki:

 

"Daha da önemlisi Oguz öncesi Türk inanÇ

sisteminde baskaca tanrIlar,tanrIÇalar vardIr."

 

Polat Kaya:  Ne gibi? Onlarin olusu OGUZ adinin olmadigi anlamina gelmez!.  

 

 

9. Diyorsunuz ki:

 

 

"Türk tarihini Oguz ata

ile baslatmak yanlIs olur."

 

Polat Kaya: Ima yollu dahi olsa, Türk tarihini OGUZ ile baslattigimi söylemeniz yanlistir. Bu ayni zamanda "OGUZ" kavramina ne gibi bir tanimlama ile baktiginiza baglidir. Bununla beraber, Türk tarihinin "OGUZ" adi ve/veya "TUR" adi ile baslamis olmasi da çok olasidir çünkü OGUZ ve TUR adlari olasilikla onbin seneyi çok askin bir geçmise sahipdirler. Zaten böyle bir geçmisten öncesi zamanin karanliklarina gömülmüstür. Bu konuda kimsenin ne dedigi de simdilik pek bir anlam tasimaz.

 

 

10. Diyorsunuz ki:

 

"A-Guz Çözümlemenize ise katIlmIyorum. söyle

ki:Kuz sözcügü ana rahmini anlatIr.Guz kürt Yörüklerince kadInIn

cinsel organIdIr.Bu yol izlenirse belki biraz daha gerÇekÇi olur ve

bizi ana tanrIÇaya götürür.AnatanrIÇa AS-ANA(Asena,Asina,Athena )

gelenegi 30 yIl öncesine degin Anadolu Yörüklerince

yasatIlIyordu.AnatanrIÇayI sadece seccadelerine dokuyor ve kutsal

deveboncugu olarak kutsuyorlardI

(http://home.swipnet.se/akrep-orientalrugs/17S%20Zili.htm)

Bu seccadeleri dokuyanlar vede deveboncugunu Çok özel durumlarda

kutsayanlar köy kent yüzü görmüyorlar dIsarIdan evlenmedikleri iÇinde

kimseyle karIsmIyorlardI.O nedenle baskaca toplumlardan etkilenmis

olamazlar.KaldI ki bu motifler islamiyetle tanIsmadan önce bilinen

motiflerdi.

 

 

Polat Kaya: Katilmak veya katilmamak sizin kendi seçeneginiz. Bençe fark etmiyor. GUZ sözü bir anlaminda "ana rahmini" ifade ediyorsa, bu asil AGUZ sözünün inkari demek degildir. Yine bence, "Kürt" ve "Türk" Yörükleri birbirinin aynidir. Bizi bizden ayirmak baskalarinin amaçidir. Biz o amaca hizmet eden dil deyimleri kullanmamaliyiz. Yörüklerle ilgili verdiginiz bilgiler ilginç ve faydali. Onlari bilmek ve korumak Tur/Türk/Oguz dünyasinin kültür birikimi için çok önemli. Ben de "hali" konusuyla ilgilendigim için önerdiginiz siteye gittim ve verilen çesitli örnekleri çok begendim. Bu arada su siteyede ugramanizi ve nacizane hazirladigim bazi hali desenlerimi görmenizi dilerim. http://www.compmore.net/~tntr/rug_gallery.html

 

Bununla beraber, Türkçe AGUZ sözünün arkasindaki kavrami da çok iyi bilmek gerekir. AGUZ (AGIZ) en önce, bir anlaminda çanlilara canliligin devamini saglayan her türlü yiyecek, içecek, hava, su, vs. yi gövdenin hazim sistemine aktaran bastaki (tepedeki) bir kapidir. Dolayisiyle AGUZ çanlilar için hayati önemi haiz bir uzuvdur.

 

Ayrica insan aguzu insanlari hayvanlardan ayiran çok önemli bir uzuvdur. AGUZ insan sesinin ve konustugu dilin kaynagi ve üreticisidir. Aguz olmazsa bunlarin hiç birisi olamaz. AGUZ konustugumuz dilin de adidir. Örnegin Türkçenin pek çok aguzlari vardir. DIL hem agzimizdaki "DIL'in adidir ve hem de konusmamizi saglayan "DIL" kavraminin adidir.  DIL sözü üreten bir uzuv olup AGUZ içindedir. AGUZ ve DIL birdir, bir yerdedir ve insanla insanin dogusundan itibaren vardir. Insanlari mest eden en güzel türkülerin, sarkilarin, seslerin üretildigi, yaratildigi, seslendirildigi, en güzel sözlerin konusuldugu, okundugu ve de insanlari birbirine kirdiran sözlerin dile getirildigi yerdir. Söz ve sesle ifade edilen her seyin dillendirildigi yer AGUZ dur.  AGUZ (DIL, konusma) olmasaydi insani hayvandan ayirt edemezdik. Yani "insan" da "dilsiz" yahut "lal" birisi olurdu.

 

Dogan çocuk erkekse ATA ve disi ise gelecegin anasi olur ve insan oglunun gelecegini güvenceye alan yaraticilik görevini her ikisi de üstlenir. Böylece "insan oglu" bir tanridir. Onun içindir ki "TANRI insani kendi seklinde yaratti" ifadesi vardir. Çocuk ilk dogdugunda ondan ilk olarak onun "bagirma"sini isitiriz. Böylece, bu "SES" o tanri veya tanriçenin ilk sesi ve sözüdür ve o tanri veya tanriçe dünyaya geldiginde onunla birlikte gelir. O sesin bir anlami bu tanri veya tanriçenin dogum haliyle saglikli oldugunun da isaretidir. Bilindigi üzere "sag" olmayan canda ses yoktur.

 

GUZ adi OGUZ adinin baska bir seklidir. Tanri OGUZ her insana bir de "bas vermis" ki onun içinde dünyanin en eski "bilgi yaratan" araci olan "BEYIN" uzvunu kapali bir kutu içine yerlestirmis. Bu kapali kutu içindeki "beyin" Tanrinin yaraticiliginin canlilara ve bilhassa insana aktarilmis seklidir. "Bu bilgi yaratan aracin" dis dünyaya acilan açilan "yedi" kapisindan birisi "AGUZ"dur. Digerleri ise iki GÖZ (O-GUZ), iki "KULAK" ve iki "BURUN" deligidir.  Bunlara ilaveten gövdeye yayilmis ve gövde ile Beyin arasindaki iletisim baglantisini saglayan "sinir" iletisim sebekesi vardir. Insan beyni essiz günesin isiklari altinda aydinlanan dogadaki her seyden gelen biligleri alir ve onlari degerlendirir ve onlardan bilgi edinir ve o bilgiyi adlandirarak AGUZ vasitasiyla etrafindaki diger insanlara anlatir.  Böylece OGUZ insaninin AGZU olan DILINI, AGZUNU OGUZdan ayri görmemiz mümkün degildir. Türkçe OGUZUN dilidir ve Türkçe konusanlar da OGUZ, Tur ve Türk diye bilinir.  Her ne kadar

 

 

 

 

A-GUZ açiklamama katilmiyorsaniz da, bütün bu söylediklerim OGUZU AGUZA ve de AGUZU OGUZA baglayan bilgilerdir ve gerçeklerdir. Bütün bu dediklerim hiçte "ilkel" bir düsuncenin neticesi degildir.

 

Böylece OGUZ ve AGUZ deyimleri tesadüfü bir secim olmayip bilakis çok enine boyuna düsünen bir kafa yapisinin yarattigi sözcüklerdir.

 

Size bu görüslerimin dogrulugunu gösteren baska bir kavrami da aciklamama izin ver.  Söyleki Gün Tanriyi ve onun isiklarini bünyesinde birlestiren Türkçe GÜNES sözü ayni zamanda GONUS seklinde konustugumuz dili ve yine Türkçe GANIS sözü ile de gördügümüz, isittigimiz, duydugumuz ve de okudugumuz bilgileri ANLAYIS yetenegimize "kavram" adlaridir.  Gürülüyor ki Günes sözü ile yine GONUS (KONUS ve AGUZ) ve GANUS (KANMA, ANLAMA) sözleri de esdeger bir sekilde Türkçeyi abidelestirilmistir. Nasil ki OGUZ adi AGUZ ve O-GÖZ" deyimleri ile baglantili ise GUNES, GONUS VE GANUS sözleri de yine birbiriyle baglantilidir. Dilimizde bu birbiriyle hem ayar sözcüklerin olusu onlari yaratan baslarin (tepelerin) hiçte ilkel oldugunun isaretleri degildir. Aksine Türkçeyi çok derin düsünen bilgi bakimindan çok ilerilere varmis bir toplumun insanlari imis.

 

Onun için ben pek çok yazimda dedigim gibi Tur/Türk/Oguz toplumunun dünyaya medeniyet verdigini söylerim ve yazarim. Gerçek budur ve böyle de bilinmesi gerekir. Eski MISIRda (MASAR ülkesi) GIZA (GUZ-ÖY, OGUZ-ÖY) bölgesinde birbirine yakin üç tas "piramidin" yapilmasi Tur/Türk/Oguz dünyasinin isidir ve bu üç piramid Gök Ata Tanriyi ve onun gözleri olan Gün-Tanriyi ve AY Tanriyi (en küçügü) temsil eder. Ayni zamanda bu "piramidler" birer tas "TEPE" dirler ki hem "insan" basini ve hem de olasilikla OGUZ'un "DAG HAN" adli oglunu temsil ederler. Zira bu tas tepeler ayni zamanda birer "DAG" basinin da temsili simgesidirler.

 

 

11.  Diyorsunuz ki: 

 

"SayIn Kaya:Tur sözü Çözümlemenizede itirazIm vardIr.Tur kökü TürkÇe

degil arapÇadIr.Asi kök Tor dur ve buda Türkleri bir güzel anlatIr.Tor

 asi anlamIndadIr,evcillestirilemeyen,kontrol edilemeyen ama

vazgeÇilemeyendir."

 

Polat Kaya:  Bunda da çok yanildiginizi düsünüyorum. Yukarida yazdiklarimla TUR sözü hakkinda bir hayli bilgi verdim. Daha önceki yazilarimda da isaretledigim gibi TUR sözü en basta Tur/Türk/Oguz toplumlarina ait olan TURAN sözcügünün de köküdür ki Turan sözü Arablara ait bir sözcük degildir. TURAN sözcügü baska bir seklinde TANRU adidir ki yine TUR adi ile es anlamli olup Gök Tanrinin baska bir adidir. TÜRK adini TORQ seklinde yazanlar olabildigi gibi TUR sözünün de TOR seklinde yazilmasi beklenir ve dogaldir. Zira TUR sözü Türkçenin tanimlama yapan her süzünün sonunda oldugu gibi, bu ad TYR seklinde (Fenikelilerin TYRE bas sehrinin adinda oldugu gibi), THOR seklinde (Iskandinavyalilarin THOR adinda oldugu ve "PERSEMBE" günü adinin karsiligi olan THURSDAY adinda oldugu gibi), TOR ve TR sekillerinde de Bati "dillerinde" yazilmistir.  Dolayisiyle Arabca ile ilgisi yoktur. aksine ARABlar ta eski Masarlardan kalan Turanli Tur/Türk/Oguz toplumuna ait medeniyetinin üstüne oturmuslardir ve ayrica o medeniyetin Türkçeden koparilmasina da bir hayli katkilari olmustur. Türkler için sayet "evcillestrilimeyen" seklinde bir ifade kullanilmissa, bu Türkleri "karalamak" için olmalidir. Zira Tur/Türk/Oguz toplumunu tarihte hemen hemen her grup karalamistir.  Bunlarin basinda aslen kendileri gezginci olup Türk dilini asiranlar gelir.

 

 

 

12.  Diyorsunuz ki:

 

"Türk tarihinin dogru yazIlabilmesi iÇin Sümerlilerin ve MIsIr'lIlarIn

tanInmasI ve baglarI konusuna katIlIyorum.Türklerin kökeni

Anadolu(Anadölü) da aranmalI,Ortadoguda

aranmalI,Toros,Atlas,Kafkas;Zagros da

aranmalI."

 

Polat Kaya: Tarih zaten o kadar egri yazilmis ki her tarafini düzeltmek gerekiyor.  Onun için tarihi yeniden yazmak gerekiyor. Türkçeyi çalmis olanlardan tarihi yeniden dogru yazacaklari beklenemez. Bençe Türkleri her yerde aramali. Zira onlar her yerde olmuslar. Bu dediginiz yerler zaten oldum olasi Tur/Türk/Oguz toplumlarinin ezeldenberi yerlesim yerleri olmusdur. Zagros daglarinin yamaçlarinda "KUZISTAN" diye bilinen bölgeler zaten OGUZISTAN demektir ki Tur/Türk/Oguz insaninin adinin ezeli olan bir simgesidir. Onun hemen güneyinde Sümerler ve onlardan sonra gelen diger Tur/Türk/Oguz toplumlari olmustur.  Zagros daglarinin çok eskiden beri sakinleri olan KASGAI Tur/Türk/Oguz toplumlarini kimse inkar edemez. Iran çografyasinin her tarafinda Tur/Türk/Oguz toplumlarinin adlari ve izleri vardir. MEDELER Türkçe konusan Tur/Türk/Oguz toplumlari idir. Günümüzün Kuzey ve Güney Azerbaycanlilarin Medelerin torunlari olmadigini kimse söyleyemez. Kafkasya zaten Türklerin göç yollari üzerinde olan bir baska Tur/Türk/Oguz yurdudur.

 

Toroslar hem TUR adini ve hem de OGUZ adini içerir. Türkiye için Grekcede TOURKIA seklinde yazilir ki bu ad "TURK OIA" seklinde "TURK ÖYÜ" demektir veya "TUR-KOIA" seklinde "TUR KÖYÜ" demektir. Ve böylece hengi yönden baksak "Grek" sözcügünün Kaynagi Türkçedir. Yine "Grekcede" Türkçe dili için "TOURKIKOS" seklinde yaziliyor ki bu sözcük "TURK-OKOSI" seklinde incelendiginde sözün adinin Türkçe "TÜRK AGUZU" ifadesi oldugu görülür. Yine Grekcede "Türk-kadini" anlaminda olan "TOURKISSA" sözü vardir. Bu ad "TUR-KISSA-O" seklinde yeniden düzenlendiginde adin Türkçe "TUR KIZI O" yahut "TURK KIZI O" oldugu ortaya çikiyor. Demek oluyor ki Türkçe ifadeler degistirilip Helenlestirildikten sonra "Greek" dilinin mali oluyor.   

 

Grek dilinde TURK adi "TOURKOS" seklinde veriliyor ki bu da Türkçe TUR-OKOS (TUR OGUZ) veya "OGOZ-TUR" deyimlerinden baska bir sey degildir. Böylece bu ad da hem TUR, hem OGUZ ve hem de TURK OUZ (OGUZ) adlarini içeriyor. Ayrica TUR adinin OGUZ ve OKUZ (BOGA) oldugunu ve OKUZ'un TUR oldugunu Türkçe olarak söylüyor.

 

Grek dilinde BOGA karsiligi TAUROS seklinde veriliyor ki bu da yine "TUR-AOZ" seklinde "TUR OGOZ" Türkçe sözcügünden yapilmis bir addir. TOROS sira daglarinin adi da Grekcede "TAUROS" olarak veriliyor ki bu ad da yine TUR ve OGUZ adindan gelmektedir. Böylece bu bilginin bize söyledigi gerçek, Grek (Rum) ve diger gezginci akrabalari olan Romanlar Anadoluyu ele geçirmeden önce, eski çaglarin Anadolusunun bir TUR/TÜRK/OGUZ ülkesi oldugu gerçegidir. Bu misallerimi daha da çogaltabilirim.  Demek istiyorum ki TUR sözünün Türkçe oldugunu inkar edip baskalarina aitmis gibi göstermek bizlere öyretilen bilgilerin yanlisligindan ve de hiç sorgu suale tutulmamis oldugundan olmalidir.

 

 

13. Diyorsunuz ki:

 

"AR-lar,AS-lar,AL-lar;AK-lar  Çözüldügünde bazI sorularIn

yanItlarI kendiliginden ortaya ÇIkacaktIr zaten"

 

Polat Kaya: Bu dediklerinizle ilgili sorunlari, sayet varsa, kim çözecek acaba? Bu sorunlari Tur/Türk/Oguz insaninin kendisi çözmedikce kimsenin çözecegine inanmiyorum. Üstelik bu sorunlarin çözülmesini neden baskalarindan bekleyelim ki? Ayrica simdilerde Türkün ve Türkçenin mali dediklerimiz bile oyunlarla Tur/Türk/Oguz toplumlarinin elinden alinip baskalarina verilmeye çalisiliyor. örnegin, Türkçenin diger dillere kaynak olarak hirsizlandiginin kimse farkinda degilken bu gerçegi okuyucularin dikkatine getirdim. Birkaç bin seneden beri bu hirsizligi yapanlardan birisi çikip ta bu gerçegi itiraf etmemis. Durum böyle iken AR-larin, AS-larin, AL-larin, AK-larin, ne gibi sorunlari varsa, onlara yanit bulmayi baskalarindan bekleyemeyiz. Ifadenizde, sayet yanlis anlamiyor isem, tarihi yanlis yazdigim gibi bir "ima" hissettim. Ben tarihi egri yazdigimi sanmiyorum. Bilakis egriltilmis "tarihin" ilk dogru halini belirtmege çalisiyorum. Bu konuda hiç süphem yok.

 

 

Dediniz ki:

 

SaygI ve selamlarImla

Ä°smail Ates

 

 

Polat Kaya: Saygi ve selamlariniz için tesekkür ederim. Sagol Ismail Ates Bey. Görüslerinizi dile getirdiginize ve bu sebeple benim de bazi konulari bu ortamda yeniden dile getirmeme firsat bulduguma memnun oldum. Ümid ederim süphelerinizin giderilmesine katkim olmustur. Bu gibi konulari enine boyuna tartisan yazilarimi asagida adreslerini verdigim üç sitemde bulabilirsiniz. Yazilarimin pek çogu Ingilizcedir. Umarim bu bir zorluk yaratmaz. Sayilari 400ü bulan yazilarim hem çok çesitli konulari dile getirir ve hem de uzun nitelktedirler. O sebeple, onlari okurken sabirli olmanizida diliyorum.

 

Sayin TurkBirDev üyeleri yanitim biraz uzun oldu. Ümid ederim sizleri yormadim ve sabrinizi tasirmadim. Fakat söylenilmesi gerekenleri de dile getirmek istedim. Zira söylediklerimin Tur/Türk/Oguz dünyasinin geçmisine isik tutmasi bakimindan çok önemli olduguna inaniyorum. Bu arada sözlerimi bitirmeden degerli kardesimiz Kamil Kartal Beyin Ismail Ates Bey kardesimizin iletisine yanitini da menuniyetle okudum. Kamil Bey gerek konu ile ilgili çok önemli hususlari ayriyeten dile getirdigi için ve gerekse hakkimda yazdigi güzel sözleri için kendisine candan tesekkür ederim. Sagol Kamil! 

 

 

Hepinize selam ve sevgi ile,

 

Polat Kaya

 

o6/03/2007 

http://www.compmore.net/~tntr/
http://tech.groups.yahoo.com/group/Polat_Kaya/
http://www.polatkaya.net/



coban wrote:
 

SayIn Kaya ÇalIsmalarInIza basarI dileklerimi belirtip gruba

yolladIgInIz yazI ile daha önceki yazdIklarInIzIn Çeliskilerini

anImsatmak isterim. http://www.compmore.net/~tntr/turan10.htmlhttp://home.swipnet.se/akrep-orientalrugs/17S%20Zili.htm)

Bu seccadeleri dokuyanlar vede deveboncugunu Çok özel durumlarda

kutsayanlar köy kent yüzü görmüyorlar dIsarIdan evlenmedikleri iÇinde

kimseyle karIsmIyorlardI.O nedenle baskaca toplumlardan etkilenmis

olamazlar.KaldI ki bu motifler islamiyetle tanIsmadan önce bilinen

motiflerdi.

SayIn Kaya:Tur sözü Çözümlemenizede itirazIm vardIr.Tur kökü TürkÇe

degil arapÇadIr.Asi kök Tor dur ve buda Türkleri bir güzel anlatIr.Tor

 asi anlamIndadIr,evcillestirilemeyen,kontrol edilemeyen ama

vazgeÇilemeyendir.

Türk tarihinin dogru yazIlabilmesi iÇin Sümerlilerin ve MIsIrâ��lIlarIn

tanInmasI ve baglarI konusuna katIlIyorum.Türklerin kökeni

Anadolu(Anadölü) da aranmalI,Ortadoguda

aranmalI,Toros,Atlas,Kafkas;Zagros da

aranmalI.AR-lar,ASâ��lar,ALâ��lar;AKâ��lar  Çözüldügünde bazI sorularIn

yanItlarI kendiliginden ortaya ÇIkacaktIr zaten

SaygI ve selamlarImla

Ä°smail Ates