Re: [bcn2004] kalandar

Degerli Arkadaslar,


Merhaba.  Ingilizce sözlükte "CALENDAR" tanimlanirken kaynaginin Latinçe "CALENDARIUM" oldugu söyleniyor ve "an account book", yani "bir hesap defteri/kitabI" seklinde tanimlaniyor. Ayni zamanda tanimlama söyle devam ediyor: "A system of fixing the divisions of time, as years, months, weeks, and days, adopted to the purposes of civil life." [Webster's Collegiate Dictionary, 1947, p. 142.]  

Random House Dictionary (1967), Ingilizce olarak su tanimlamayi veriyor: "1. Any of various systems of reckoning time, especially with reference to the beginning, length and divisions of the year.   2. A tabular arrangement of the days of each month and week in a year. 3. a list or register, especially, one arranged chronologically. 6 To  enter in a calendar; register. [From Latin CALENDARIUM  (account book) equivalent to "CALEND(AE)" CALENDS "when debts were due" + "ARIUM".  Böylece CALEND(AE)  "verilmesi gereken borçlarin geldigi ayin ilk günü" anlaminda oluyor.  

CALENDS "the first day of the month in the ancient Roman calendar". 

Dikkat edilmelidir ki bu tanimlamada "HESAP KITABI" (account book) "kitabin içinde yalniz hesap isleri var" demek degildir. Bu kavramda olan olay günün islerini bir deftere kayit etmektir.  Bu isler arasinda alis/veris hesaplari olabilecegi gibi baska olaylarin oldugu ve/veya yapildigi da kayit ediebilir.  Böylece bu kavramda defter bir "tutanaktir" ve ona kayid edilenler de  bir "günlük" islerin kayit isidir (hesabidir).  

Ben Latince "CALENDARIUM" sözcügünün temelinde konu ile ilgili birden fazla Türkçe deyim görmekteyim.  Söyle ki: 

1) Latin:                        "CALENDARIUM",  C=K, G
Yeniden düzenleme:      "AI-CUNLEDAR-M", 
Türkçe ifade:                 "AY GÜNLÜDÜR" yahut "AY ve GÜNLÜDÜR" yani "aylari ve günleri gösterir bir kitaptir, defterdir" ki zaten takvimler de hem aylari ve hem de her ayin günlerini gösterir. Takvim (calendar) kavraminin temeli de budur.  


2) Latin:                          "CALENDARIUM",  
Yeniden düzenleme:        "ILK -UDANAREM",
Türkçe deyim:                 "ILK ODANAREM" (ILK ÖDENIRIM) Türkçe deyimi ile her ay basi ilk ödenen borclara dayanarak tanimlanan bir Türkçe sözün Laticelestirilmis sekli oluyor.   


3) Latin:                          "CALENDARIUM",  hatiralar anlaminda, 
Yeniden düzenleme:        "ANILARUMDE-C" 
Türkçe deyim;                "ANILARUMDU" (ANILARIMDI) ki bu "günlük hartiralarim" anlamini tanimlar. 


4) Latin:                          "CALENDARIUM",  hatiralar anlaminda, 
Yeniden düzenleme:       "CANILARUMDE ",
Türkçe deyim:                "KANILARUMDI" (KANILARIMDI, BILDIKLERIMDI) anlamini içeriyor ki bu takdirde takvime yazilan günlük "hesaplasmalari" tanimlar. 

Böylece bu bulgulara dayanarak ben derim ki: Latince "CALENDARIUM" sözcügü özel bir sekilde Türkçe sözlerden kaynaklanarak yapilmis bir sözcük oluyor. Bu görüs Grekçe "takvim" anlaminda verilen sözcük ile de teyid edilmektedir.


Grek dilinde "calendar" karsiligi olarak "HMEROLOGION" yani "takvim, almanak, günlük hatira, gazete, ve günün kitabi" ("calendar, almanac; diary, journal, daybook") diye tanimlanmaktadir.  

Yine bu sözcügü harf-be-harf yeniden tanzim ettigimizde, sunu buluyoruz:

1) Grekçe:                 "HMEROLOGION",
Yeniden düzenleme:    "OI-GONLERIM-O", 
Türkçe ifade:               "AY GUNLERIM O" seklinde yine "AY ve Gün kavramina dayanan, hem aylari ve hem günleri gösteren Türkçe bir deyimden yapilmis oldugu görülüyor. Her iki halde de, birbirinden biraz farkli iki Türkçe ifade buradaki Latin ve Grek sözçüklerine kaynak olarak kullanilmis.  Bu netice bazilarina sasirtici olmakla beraber bu kelimelerin içinde var olan Türkçe sözlerdir.  


Sözcüge verilen ikinci ayri bir anlam da "gündelik hatira tutmak" anlamindadir ("diary, journal, daybook, gazette").  Simdi kelimeye bu kavram içinde bakalim:

2) Grekçe:                    "HMEROLOGION",
Yeniden düzenleme:       "GON-OHILOREM" veya "GOH-ONILOREM", 
Türkçe ifade:                  "GUN ANILARIM" (günlük hatiralarim) seklinde "gündelik hatira tutmak" kavramini Türkçe olarak tanimliyor.  Fakat sonunda sözcügü yeniden dizerek  (karistirarark) Grek dilindenmis gibi gösteriyor. Burada sahte olan Grekçe büyük harf olarak "H" seklinde yazilan ve küçük sekli ile "n" harfine çok benzeyen, fakat "I" seklinde okunmasi önerilen, Ingilizceye aktarildiginde "E" seklinde yazilan çok kimlikli kaypak harf olan  (I'TA) adli Grek harfidir. 


Simdi bu dediklerimizin dogrulugunu kanitlayan Grekçe birkaç kelimeyi dikkatinize getireyim.

Grekçe:                        "HMERODEIKTHS  "takvim" ("calendar") anlaminda,
Yeniden düzenleme:     "SHRO-TEKHIMDE",
Türkçe ifade:                "SIRA TEKVIMDI" (SIRA TAKVIMDI) seklinde, çok olasilikla, yilin her günü için tek yaprak halinde bilgi veren 365 günlük eskilerin "Günlük  Maarif Takvimi" gibi bir takvimin adi olsa gerek. 


Grekçe "KATASTIKHOGRAPHOS" sözcügünün anlami "defter tutan, kitabi yazan" yani Ingilizce olarak "bookkeeper" seklinde veriliyor. (Divry’s Modern Grek – English Desk dictionary, 1988).  Bu 17 harflik çok karisik sözcügün analizini söyle yapalim:


Grekçe:                      "KATASTIKHOGRAPHOS",
Yeniden düzenleme:     "KOSOT-KITAPH-GASARH", 
Türkçe ifade:                "HASAT KITABI YAZARI" yani harman zamani elde edilen ürünlerin hesabini deftere geçiren kimse, Ingilizce tanimlamasi ile "bookkeeper".  Dikkat edilmelidir ki Grek harfi "gamma" hem "G" ve hem de "Y" olarak okunabiliyor, yani iki kimlikli bir harftir. Ayni sekilde Grek harfi  "i’ta" hem "H" seklinde yaziliyor ve hem de "I" olarak okunuyor ki bu da onun çok kimlikli oldugunun isaretidir. Bu durum karsisinda "KOSOT-KITAPH-GASARH" seklinde desifre ettigimiz yazitin Türkçe "HASAT KITABI YAZARI" olmasi çok dogaldir. Böyle bir görevlinin yaptigi is günlük hasatin kaydini yapmaktir. Bilindigi üzere Türkçede "HASAT" harmanda elde edilen ürünlere verilen genel bir addir. 

 
Yine buna benzer baska bir Grekçe sözçük HMEROKAMATON  olup "iscilerin günlük emeginin karsiligi" anlamnda Ingilizce olarak "day’s work, day’s wages" seklinde veriliyor.  Kelimeyi didikledigimizde sunu buluyoruz:


Grekçe:                         "HMEROKAMATON", 
Yeniden düzenleme:      "RKATOMON-EMAH", 
Türkçe ifade:                 "iRGATUMUN EMEI" (IRGATIMIN EMEGI) yani günlük isci olarak çalistirilan kisinin emeginin karsiligi olan parayi tanimliyor.  

Bilindigi üzere, Türkcede IRGAT günlük isci anlamindadir. EMEK iscinin gayreti ve ona karsilik olarak verilen para, vs..  Redhouse sözlügü IRGAT sözcügünün "GREEK" oldugunu yaziyor ve beyinleri de o sekilde yönlendiriyor. Grekçe sözlükte "ERGATHS" (laborer) seklinde verilen sözcük ise Türkçeden alinmistir.  Söyle ki: sayet "IRGAT" sözcügü  Grekçe olsaydi, yukaridaki Grek sözcügü "HMEROKAMATON" içinde "ERGATHS" seklinde yahut ona benzer bir sekilde bulurduk.  Halbuki öyle görülmüyor.  Aksine, Türkçe "IRGATIMIN" sözcügünü degistirilmis ve kelime içine serpilmis olarak buluyoruz.  Bu da gösteriyor ki kelimenin asli Türkçedir ve Türkçeden kaçirilmis ve taninmaz hale getirilmistir. 

Bütün bunlar gösteriyor ki bunca yaptigimiz analizler yanlis degildir ve hele Timur beyin dedigi gibi "saçma-sapan" hiç degildir. Türkçe tanimlamalari Latince ve Grekçe sözcüklerin içinde bulmamiz benim verilen sözçükleri "yaz-bozmamdan" kaynaklanmamaktadir. Aksine, onlar  Türkçeden alinarak  kaynak olarak kullanilmis olduklarindan ve yeni sözcükler içinde karistirilmis bir yapida olduklarindan, onlari bu dillerin sözcükleri içinde serpilmis olarak bulabiliyoruz. Yeniden düzenleme (desifre) yoluyla elde ettigimiz Türkçe tanimlamalar geçmiste yapilmis Türkçeden kaçirma olayinin gün isigina çikmasidir.

Bu arada bir hususu daha isaretlemeliyim. Dikkat edilmelidir ki Türkçenin "Grekçe" söylenilmis sekilleri, Anadolunun Karadeniz bölgesinde yasayan ve "LAZ" diye adlandirilan öz-be-öz Türk insaninin konustugu Türkçe biçimindedir.  Tevekkelli, Grek kendini sözde "PONTUS" sözcügü ile bu Türk insanina baglamakta ve kendine kaçirilmasi gereken bir Türk gurubu daha seçmektedir.  Gören gözler için görülüyor ki "ANAGRAM" yoluyla karistirilmis Türkçeden gelistirilmis "diller" Türklerin basina gayri-dostane oyunlar oynamak için icad edilmis çok güclü politika araçlaridir.  Türkleri birbirinden bölüp koparmak için biçilmis en korkunç bir araç.  Bu hile binlerce seneden beri Türk dünyasinin basina oynanagelmistir ve halen de devam etmektedir. 


Herkese esenlikler dilegi ile, 

Polat Kaya




TIMUR KOCAOGLU wrote:
 

Bence siz bu "kalandar" sözünün arkasindaki antropolojik bilgiyi
çok iyi ortaya koydunuz. Sizin verdiginiz bilgiler iSiginda artik
bu kelimenin "kalender" (derviS, tarikat müridi, gösteriSsiz yaSam sürdüren)
ile baGlantisi epey zayiflamiS oldu.
Ben daha önceki yanitimda Avrupa dillerindeki "Calendar" (takvim)
sözünün Latince "Calendarium" (hesap defteri)'den geldigini söylemiStim
ya, eger birisi bu Latince Calendarium'u Türkce "kalanlar" (bakiye) olarak
açiklamaya kalkarsa, dogru olmaz tabii.
baydogdu2004@... 02/12/06 9:57 AM >>>
Merhaba,
Ilgili kaynaklarda bir de kalandar gününden bahsediliyor. Bizim takvime göre 14 Ocak, o zamanki rumî takvime göre kanunisani'nin yani kalandar ayinin birinci günü "kalandar gunu" imis. O gun cocuklar ev ev gezip bir de tekerleme soyleyerek findik, yemis vs. isterlermis. Dolastiklari evlerden de birer torba verilirmis. Torbanin icinden findik yemis ciktigi gibi saka olsun diye konmus fare ciktigi da olurmus. Yani ayni yabanci filmlerde izledigimiz "cadilar bayrami" gibi bir gunmus bunu. Bunu da goz onune alirsak bunun hristiyanlikla ilgili bir kelime oldugu soylenebilir. Zaten bildigim kadariyla Ortodokslarin Noeli Ocak ayinin 14une yakin bir gun.
Tabi su da var, Anadolu'ya gelen Turkler arasinda da ortodoks olanlar varmis. Ozellikle Karamanlilar arasinda ortodoks hristiyan Turkluk yayginmis. Bunlarin bir kismi muslumanlasmis, bir kismi rumlasmis, Turklugunu koruyanlar ise kurtulus savasindan sonra (Türkiye'den yana olduklari halde) Yunanistan'a tehcir edilmislerdir. Velhasilkelam; kalandar kelimesi bu Turklerin Anadolu'ya getirdikleri bir kelime de olabilir. Benim elimdeki etimoloji sozluklerinde bu kelime gecmiyor. Kalender diye telaffuz edildigine de rastlayamadim. Karadeniz sivesinden midir, buyuk unlu uyumundan midir nedendir bilmiyorum, genelde "kalandar" olarak geciyor.
Saygilar,
Burçin Aydogdu