Re: [bcn2004] Re: Bilgamesh Part-2; (BILGAMESH, ARURU, NINSUN)

Degerli kardesim Kamil Kartal ve arkadaslar,

Asagidaki iletinde yazdigin takdirkar güzel sözlerin için ve bcn2004 ortamini bizlerle paylastigin için ben de sana tesekkür ederim Kamil. Sen de çok sagol ve bütün arkadaslar da sagolsunlar.  Bunca zamandir senin bütün arkadaslarla paylastigin bu ortamda birlikte konustuk, bildiklerimizi paylastik ve bazan da kan basincimiz yükseldi. Bütün bunlar, üzerinde yürümek istedigimiz yollarin genellikle tasli, egri-bügrü oldugunu ve üzerinde kolaylikla yürünülebilir bir ortam olmadigini gösteriyor. Veysel'in de dedigi gibi hepimiz "ince uzun bir yoldayiz gidiyoruz gündüz gece", (yanlis söylediysem af oluna).

Bilindigi üzere yeni kavramlari hemen kavramak zor bir istir. Zira alistiklarimiza ters düserler. Simdiye kadar gerek bu ortamda ve gerekse buna benzer baska ortamlarda söylediklerimizin gerçekligine inanan kardeslerimi candan ve sevgile kutlarim.  Bu onlarin bazi zor görünen kavramlari daha erken kavrayabilme yeteneklerinin oldugunu gösterir. Dediklerimizi süphe ile karsiyanlari da saygi ile karsilarim. sag olsunlar. Süphecilik bir bakima ilerisi için bir nevi güvence kapisidir. Simdiye kadar tarih ve dil ile ilgili olarak bizlere söylenenlerden süphe ettigimiz içindir ki simdi Bilgamesh (Gilgamesh) hakkinda açikladigimiz yeni görüsleri yazabiliyoruz. Bununla beraber tanitilan kavrami tenkid edenlerin söyleneni açik görüsle karsilamalari, konuyu enine boyuna iyi inceleyip kararlarini ona göre vermeleri, ve en son söylemeleri gereken sözü hemen söylemekten kaçinmalari kendilerince en dogru yol olur görüsündeyim. Zira bu davranislari ile hem söyleneni hemen kabul etmediklerini bildirmis olurlar ki bu iyidir ve hem de konuyu iyice inceleyip anladiktan sonra görüslerini daha emin bir sekilde söyleme imkanini saklamis olurlar.

Bizleri bilinçli olarak bizleri karalayanlara pek diyecek söz yok. Aslinda bu gibileri, tanitilan konu hakkinda ya söyleyecekleri elle tutulur bir sey olmadigindan, yahut söylenenin, dogru dahi olsa, her hangi bir sebep yüzünden kendilerince asla kabul edilir olmadigindan, akillarina ilk gelen kolay yöntemi yani konuyu tanitani karalamayi denerler.  Onlarin yönünden, maksat üzüm yeme degil bagciyi dövmektir. O da bittikten sonra söyleyecekleri pek bir sey kalmaz.  Bu gibileri aslinda kendi kara sözleriyle kendi kendilerini karalarlar. Gerçekte böyle davranmaya da gerek yoktur. Zira  içinde yazistigimiz bu ortamda fikirler konusulurkan, egri ve/veya dogru yönleriyle asil denetlenmesi gereken tanitilan fikirin kendisi olmalidir. Fikri tanitan bildigi bir konunun habercisidir, yani tanitmak istedigi fikrin dogrulugunu kanitlamak için çesit çesit örnekler verip konuyu aydinlatmasi gereken bir habercidir. Bizde burada hep onu yapmaya çalistik. Haberciyi yerme yerine fikrin üzerinde durulmalidir. Tanitilan fikrin, verilen bilgilerin isiginda, geçerli veya geçersiz olup yahut olmadigi tartisilmalidir.  Yoksa kisiyi karalamaninin bilimsel bir anlami yok. Üstelik teknik bir konuyu tanitmaya çalisan bir kisiyi hemen karalamak bir fikir sansürçülügüdür. Atilan bir fikrin yesermesini beklemeden onu kökünden koparma gibidir. 

Burada sizlerle paylastigim bütün arastirmalarimin ortaya çikardigi gerçek sudur ki Türkü Türkten ve Türkü çok eskilere giden öz kökünden bilincli olarak koparmislar ve halen de koparmaga çalisiyorlar. Bütün buna sebeb Türkün ecdadinin geçmiste çok muhtesem bir dili, o dil ile  ifade ettikleri çok gerçek bir dini ve medeniyeti yaratmis ve onu insanlikla hosgörü içinde paylasmis olmalaridir. Ne yazik ki o medeniyet bazilarinca pek kiskanilmis, kabul edilememis, asirlarca onun yok edilmesi planlanmis ve talan edilmistir. 

Sagol Kamil ve sagolun degerli arkadaslar. Hepinizin yeni yilini candan kutlar yeni yilin hepinize ailece saglikli, mutlu ve basarili olmasini dilerim. 

Sevgi ile,

Polat Kaya




Kamil KARTAL wrote:
 

Simdi bu olaganustu yazinin ardindan boyle bir mesaj yazmam cok yakisiksiz olacak biliyorum ama kendime engel olamiyorum, kusura bakmayin...
Ne oldu acaba? Aramizda Polat Kaya hayal kuruyor, halusinasyonlar goruyor diyenler vardi. Nerede simdi onlar? Hic bir sey anlamadan etmeden, sirf karalamak amaciyla saldiran, Polat Kaya bulutlara bakiyor, bir tanesini seklen saha kalmis ata benzetiyor sonra da ben ucan bir at gordum diyor, diyenler vardi aramizda, hatirladiniz mi?
Bu Bilgames dizisine verebilecekleri tek bir yanit veya yorum var midir? Haydi simdi cikip iki cift soz etsinler bakalim...
Polat AGAM,
Uzun zamandir okudugum en etkileyici ve en surukleyici yazi idi bu. Ellerin dert gormeye, basimizdan eksik olma.
Kardesin Kamil