Re: [bcn2004] Re: Internette "Türkçe Platformu" kuruldu (Düzeltme)

Sayin Timur Kocaoglu ve degerli kardesim Kamil,

Diyorsunuz ki: "Tabii Hint-Avrupa dil ailesi icindeki "love, liebe,
lyublyu ve baska varyantlari tek bir kökten geldigi acik."

Evet tek bir kökten geliyor amma, bilinmeyen bir husus var ki o da o
tek sözün Türkçe "ALEV" sözü oldugudur. Lütfen örnek olarak verdiginiz
bu sözleri Türkçe "alev" sözü ile, onun temsil ettigi kavram ile, ve
de v/b degisimini de göz önünde tutarak, dikkatlice kiyaslayin. Çünkü
"ask bir "alev"dir. Fiziki anlamda degil tabii, fakat benzetme yollu.
Dilimizde "sevgiye" tutulmusa "askindan yanip tutusuyor" derler.
Elbetteki bu bir gerçek "alev" içinde yanip tutusma degil. Fakat o
bir "sevgi" alevidir. Bakin ASLI'nin ask oduna yanip tutusan KEREM
için ASLI ne der:

"Aga Kerem Pasha Kerem Han Kerem"
"Alish Kerem tutush Kerem yan Kerem"
Asli da sana kurban can Kerem"
"Aman Kerem beni rüsvay eyleme."

Bunun yorumunu sizlere birakiyorum. Burada Türkçenin muhtesemligini
görmeden geçmek kolay olmasa gerek.

Eskilerin Batililara Türkçeden dil gelistiren dinci-dilcileri Türkçeyi
her anlaminda büyük olasilikla günümüz çogu Türk insanindan çok iyi
bildiklerinden, Türkçenin en ince özelliklerini kullanarak
kendilerine "kelimeler" üretmislerdir.

Bu konuda size su örnegi de vermek isterim. Kuzey Amerikada olanlar
TV ekranlarinda her gün gördükleri bir reklami belki hatirlayacaklardir.
Ilaç firmalarindan birisi, insanlarin "ask" gücünü alevlendirmek için
olsa gerek ki "LEVITRA" diye bir nesnenin reklamini yaparlar. Bu adin
reklaminda kelimenin sol basina yanmakta olan bir "ALEV" konuyor.
Ikisini yanyana gördügünüzde, Türkçe bilenler için, "LEVITRA" sözünün
Türkçe "ALEVTIR" sözünden yapilmis oldugu hemen göze çarpiyor. Evet
"LEVITRA" sözü "ALEVTIR" seklinde yeniden düzenlediginde kelimenin
aslinin Türkçe "ALEVTIR" sözü oldugu gün gibi açiga çikar. Bunun böyle
oldugunu yanindaki "alev" isareti de kesin sekilde kanitliyor.
Bundan da görülüyor ki birileri Türkçeden bol bol yararlanmaktadir.
Bu durum karsisinda "LEVITRA sözünün Türkçe "ALEVTIR" sözünden
yapildiginin görülmemesi kelimelere pek fazla yüzeysel sekilde
bakilmakla ancak izah edilebilinir.

Birileri çikip diyebilir ki bu söz Latin "LEVITAS" sözünden
kaynaklaniyor. Ona denecek sudur. LEVITAS sözü "TAS LEVI" seklinde
yazildiginda bu sözün de Türkçenin "ATASh ALEVI" sözünden yapilmis
oldugu da açikca görülür ve de bilinir ki "alev" atesin oldugu yerde
olur. Ayrica bir yanginda alevlerin havaya yükselisi, alevlenmis
gazin havadan daha "hafif" oldugunun isaretidir.

Ayrica Sayin Timur Kocaoglu beni yanlis anlamis ve anlamakta da israr
ediyor. Zira en son sözünde söyle diyor:

"Benim yöntemim kesinlikle, Joseph Greenberg ve baskalarinin bir
Nostratik veya Avrasyaci bir farazi ön-anadil (proto-dil) arama
calismalarindan ve Sayin Polat Kaya'nin bütün dünya dillerindeki
kelimelerin aslinda Türkceden bozularak yapilmis oldugu konusundaki
iddialarindan tamamen ayrilmakadir."

Dikkat edilmelidir ki Polat Kaya yazilarinda hep "Hint-Avrupa
ve Semitik" dillerin Türkçeden yapilmis oldugunu yazar ve
iddia eder. Bunlarin disinda kalan diller hakkinda arastirma
yapmadigi için onlari bu iddianin içine katmaz. O bakimdan, demeliyim
ki Sayin Timur Kocaoglu beni yanlis okuyor ve yanlis tanitiyor.
Yazilanlari dogru okuyup dogru yorumlamak adalet geregidir.

Ayrica NOSTRATIC sözü de "ATIN TORCS" seklinde yeniden
düzenlendiginde, bu sözün aslinin Türkçe "ATIN TURKSE" (ADIN TÜRKÇE)
deyiminden yapilmis oldugu görülür. Bu tesadüflerin neticesi
degildir. Bu durumu daha önce bir yazimda belirtmistim. Bu konuda
Avrupali ne yaptigini ve "NOSTRATIC" sözünü neden seçtigini çok iyi
biliyor. Fakat onun arkasinda ki gizliligi ifsa etmesi de pek
beklenemez. Çünkü dillerinin temeli Türkçedir. Bunun sebebi de
Musevi ve Isevi dinlerinin icadindan çok önce, binlerce yil dünyanin
dini Türklerin OGUZ dini ve o dinin dili de yine "OGUZ" dili idi.
Grekler, Latinler ve Semitiklerin hepsi de o eski Türk dinini ve onunla
birlikte olan Türkçeyi de pek iyi biliyor ve konusuyorlardi. Fakat
Gün-Tanri, Ay-Tanri ve Gök-Ata-Tanri üçlüsünden ibaret o evrensel OGUZ
dininin muhtesemligini çekemeyenler onu yikmanin yolunu Türkçeyi
karistirmakta ve ondan yeni sun'i diller yapmakta bulmuslar. Bunun
yaninda yeni dinler icad etmek sun'i dillerinin yayilmasinda
kullanilabilecek en uygun yollardan biri idi. Çok ilginçtir ki bu isi
çok ustalikla basarmislar ve eski Türk dünyasinin en eski ve en uzun
ömürlü Tur/Türk devleti olan eski MISIR (MASAR) devletini de içine
alan Türk dünyasinin çogunu tarihe gömmüsler ve günümüzdeki Türk
dünyasini da o eski Tur/Türk dünyasindan uzaklastirmayi
basarmislardir.

Selamlar,

Polat Kaya

07/07/2004

====================

TIMUR KOCAOGLU wrote:
>
> Sevgili kardesim Kamil,
> Türkçe Platformu konusundaki haberi degisik gruplara duyurmana cok cok
> tesekkür ederim. Bu konuya ilgi göstermek gerekir, cünkü maalesef Türkiye
> Üniversitelerinde YÖK tarafindan bu "Zorunlu Türkçe Dersleri" konulmuş, ama
> ona gereken ilgi ve sayginlik verilmiyor! En az 80-90 ve en cok 300
ögrenciyle
> yapilan Türkçe derslerinden ne beklenebilir ki? Tek bizim Koc Üniversitesinde
16 ile 20
> ögrencilik kücük siniflarda Türkce dersleri veriliyor ve ögrencilerin sözlü
anlatimlarini gelistirmek
> icin canli video cekimi gibi en son teknolojiyi kullanabiliyoruz. Ancak,
Türkiye'nin baska
> üniversitelerinde Türkce hoalarina buöyle imkanlar verilemiyor!
Üniversitelerde önce Türkce
> derslerine sayginlik akzandirmamiz gerekir. Benim 5 Türkce asistanim her biri
16-19 ögrenciden
> olusan 3 ayri gruba (en fazla 60 ögrenciye) haftada toplam 12 saat ders
verirken, baska üniversitelerde bir Türkce okutmani
> haftada 300 ile 500 ögrenciye 20-25 saat ders ermek zorunda birakilmis! Bu
insaf mi! YÖK hem üniversitelerden
> mTürkcenin konumunu zayiflamak icin linen geleni yaparken, göstermelik larak
bu "Zorunlu Türkce" derslerini
> koymus, ama ona üvey evlat muamelesi yapiyor. Bütün üniversitelede Ingilizce
dersleri 20 kislik kücük gruplara verilirken,
> YÖK nasil oluyor da Türkce dersi icin 160 - 300 ögrenciyi tek bir hocayla koca
saonlara tikiyor?
> Bunu anlamak mümkün degil!
> Iste, bu yüzden, cesitli üniversitelerdeki Türkce hocalarinin sorunlari
dnlemek ve birlikte sesimizi YÖK'e, hükümete ve
> Türk alkina duyurmak icin böyle bir Türkce Platformu kurmayi düsündük. Türkce
konusunda cok duyarli oldugunu
> biliyorum, bizim ruba da yardimci olursan, sevinirim. Bildigin Türkce
hocalarina bizim gruba üye olmalarini salik vermeye calis.
> Münih Üniversitesindeki toplanti Türkoloji veya dilbilim ile ilgili degil,
burada Orta Asya'daki siaysi gelismeler, bu
> arada Cin'deki Uygur Türklerinin sorunlari ile ilgili konusmala oldu. Ancak,
gelecek hafta Ingiltere'deki dilbilim konferansina
> katilacagim. Sana orasi hakkinda bilgi veririm, ben orada bütün dünya
dillerinde kelime türetilirken, temelde bazi sesler (özellikle ünsüz harfler)
ile anlam arasinda cok yakin baglilik oldugu konusundaki varsayimimi (hipotez)
aciklamaya calisacagim. Zaten bu konuda b_c_n ve turkoloji
> daha önce yazmistim. Bu varsayim da diller arasinda bir genetik baglilik
(akrabalik) veya tek bir anadil'den türeme olmadigini, ancak insanlardaki
dogustan "dil yetisi" ve "evrensel dilbilgisi kalibi"nin var olusunu
kanitlamaktadir. Araplar "muhabbet", Türkler "sevgi", Ingilizler "love"
(Almanlar "liebe", Ruslar "lyublyu"), Cinliler "ay" diye kelime türetirken, iste
böyle ortak "evrensel dilbilgisi kalibi"ni bilincaltindan kullanmaktalar (Tabii
Hint-Avrupa dil ailesi icindeki "love, liebe, lyublyu ve baska varyantlari tek
bir kökten geldigi acik).
> Iste, bunu kanitlamaya calisiyorum. Bu bildirimin Türkcesini de 20-25 Eylül'de
Ankara'da yapilacak olan Türk Dil Kurumu'nun "Uluslararasi
> Türk Dili Kurultayı"nda sunacagim. Benim yöntemim kesinlikle, Joseph Greenberg
ve baskalarinin bir Nostratik veya Avrasyaci bir farazi ön-anadil (proto-dil)
arama calismalarindan ve Sayin Polat Kaya'nin bütün dünya dillerindeki
kelimelerin aslinda Türkceden bozularak yapilmis oldugu konusundaki
iddialarindan tamamen ayrilmakadir.
> Timur
>
> >>> kkartal@... 07/06/04 1:59 PM >>>
> Merhaba Timur Bey,
>
> Ulasabildigim birkaç grupta "türkçeplatformu"nun bilgisini
> dagitacagim. Dogrusu, bu etkinligin tanitimini yaparken Yeditepe'nin
> adini yanlislikla bile olsa eklemis olmaniz çok dogal, ama gerçekte
> Yeditepe'nin böyle bir çalismaya katilmiyor olusu bir garip geldi.
> Acaba bir iletisim kopuklugu mu var?
>
> Bir de sunu sormak isterim... Munih'te yapilan kongre hakkinda bilgi
> verebilir misiniz? Sizin Türkiye'de ve yurt disinda Türkoloji
> alanindaki pek çok toplantiya etkin sekilde katildiginizi dikkate
> alarak sorumu soyle genellestirebilirim:
>
> Munih kongresi ve benzer bilimsel etkinliklerin, düzenlenmesinden
> sonuç bildirilerine kadar olan asamalarini elektronik ortamda sesli-
> görsel ve yazili olarak derlemek noktasinda birseyler yapilabilir, ne
> dersiniz?
>
> Selamlar,
> Kamil
>