Re: Tarkhan (?) (Adnan Atabek)

--- In b_c_n_2003@yahoogroups.com, Polat Kaya <tntr@C...> wrote:

Sayin Adnan Atabek ve degerli Arkadaslar,

Sayin Adnan Atabek kardesimiz "TARKHAN" adi ile ilgili "güzel hos
bes ettik" derken çok isabetli hususlari dile getirmistir. Kendisini
kutlarim. Daha önceleri bu forumda çikan yazilarimda da belirttigim
gibi eski Türk dünyasi, dünyaya anlatilanlarin tersine, kökü çok
derinlere giden çok muhtesem bir medeniyeti içermektedir. Bu
medeniyetin kalintilari en azindan dev taslarla yapilmis, simdiye
kadar pek yok edilememis essiz abideler, kurganlar, mezarliklar ve
piramitlerdir. Kendisinin de belirttigi gibi, "kasit isi" eski
Tur/Türk dünyasina karsi esi görülmemis sekilde tatbik edilmis ve
halen de edilmektedir. Bütün bu kasit isinde AK-HAN'a karsi KARA-HAN
din anlayisi bulunmaktadir. Bu bakimdan dünya sanki AK/KARA seklinde
yapaysal olarak ikiye ayrilmis gibi bir hal arzetmektedir. Bu davranis
neticesi insanlar bölünüp birbirine düsürülmüsler ve geçimsiz, sulhsuz
bir hayat devam ede gelmistir.

TARKHAN adi hiç süphesiz ki bir Türk ünvani ve adidir. Daha önceden
de yazmistim, eski Masar (Misir) devleti dünyada en uzun ömürlü Türk
devletidir. MISIR adi Türkçe MASAR adinin degistirilmis halidir. MASAR
adi ise "Ma-AS-ER" (Muhtesem Essiz ER) seklinde üçlü Gök-Tanriyi
tanimlayan bir ad olup, eski Tur/Türk töresine göre alinmis bir
"gök-adi" dir. Kavimleri tanimlamakta kendilerine bir "Gök adi" almak
geçmis Türk dünyasinin essiz bir töresidir. "Gök-adi" Latincede
"gognomen" (Türkçe "gök-namin") seklindedir. Tarihte bütün kavimler
adlarini eski Türk dünyasinin Gök-Tanri dini anlayisina uygun
törelerinden almislardir. Böylece Tarkhan adinin eski Masar/Misir
devletinde bulunmasi dogaldir.

TARKHAN adi aslinda Gök-Tanrinin bir adi olan TUR KHAN (TUR HAN)
adinin tek kelime olarak degerlendirilmesinden olmalidir ki ayni
zamanda TURK adinin da kaynagidir. TUR Gök Tanrinin adi olup ayni
zamanda Tur/Türk ulusunun "Gök" adidir. Bu ad Türkçe içinde "-tur,
tir, dir, .. " sekillerinde saklanmistir. Eski Masarda (Misir)
bulunan TAKHAN ile ilgili açiklamalar ilginç ve göz açicidir. Eski
Masar dilinin Türkçe oldugunu gösteren bir hayli sözcükleri
çalismalarimda isaretlemis bulunuyorum.

Tarkhan adi Etrusk hakanlarindan birinin de adi olup Roma sehrini
kuran kisinin adidir. Bu konuda Werner Keller sunlari yaziyor.:

"And yet it is now reasonably certain that it was an Etruscan king
called Tarquinius Priscus who founded Rome in about 575 B.C. This
historical fact has remained largely unknown to the public. And it is
not the only one, for the Etruscan foundation and development of the
city on the Tiber that sebsequently became Rome is only one of the
many admirable achievements of this remarkable people. Long before
Rome existed, they had already established an empire on Italian soil,
with big cities, industry, arts and crafts, and worldwide trade. But
all of this the general public has been told almost nothing. Anyone
who wants to find out about this people is in for a disappointment."
[Werner Keller in his "Foreword" to his book entitled "The Etruscans,"
Alfred A. Knopf, New York, 1974.]

Eski dünya ile ilgili yazilanlarin çogu yarim gerçeklerle ve çogu da
kandirmacali yanlis bilgilerle doludur. Hele TUR ve TURK adi eski
dünya ile ilgili yazilarda dile getirilmez bile. Eski Türk dünyasi
kasitli olarak yok edilmis ve ondan arta kalan medeniyet baskalari
arasinda bir nevi paylasilmistir.

Bilginlerimizin yanilgi içinde olduklari husus Türk dünyasinin
nerdeyse Selçuklularla basladigina inanmis olmalaridir. Bu yanlis
inanis elbetteki basilarinin maksadina pek uygundur. Halbuki egemenlik
süresi onbin seneleri asan eski Tur/Türk dünyasi dünyanin her tarafina
yayilmis halde idi. Bu eski dünya içinde Türk dünyasi medeniyeti ve
üçlü Gök-Tanri dini evrensel olup her tarafta yaygin idi. Türkçe bu
medeniyetin konusulan evrensel dili idi. Dünyaya medeniyet, din, dil,
kanun, yazi, alfabe ve töreler veren; adaleti, aydinligi, hosgörüyü,
bilgiyi, ilerlemeyi, ve bunlar gibi pek çok iyilik ilkelerini dininin
yerine getirilmesi gereken pirensipleri addeden; ve Gök-Tanri "AK HAN
GÜNES" e inanan Türk dünyasini çekemeyenler, eski Tur/Türk dünyasini
tarihten silmegi uzun süreli bir emel edinmisler ve bir nevi
basarmislardir. Olasilikla Türk dünyasina karsi olan bu direnis M.Ö.
birinci bin yilin baslarindan itibaren baslamis ve TUR-ÖY" (Trojan)
harpleri de bu direnisin bir parçasi olsa gerek. Pek çok hileli
oyunlar ve karalamalar gelistirilerek gerek dil ile ve gerkse zor ile
eski Türk dünyasinin dini, dili ve töreleri bogulmaya mahkum
edilmistir.

Örnek olarak denebilir ki: ANTIGONUS I adi ile bilinen, Makedonia
Krali ve Büyük Iskenderin bir pasasi diye bilen kisinin adi "Günesi
Iten" ("günese karsi", Türke karsi" anlamli) Türkçe bir deyimdir.
Büyük Iskender'den sonra Orta doguda gelistirilen Greek soylu ve
adlari tarihde "ANTIOCHUS" seklinde geçen onüc Rum asilli krallarin
adi "OGUZ'u ITEN" (Oguza karsi) anlamindadir. Bu krallarin hedefi
Tur/Türk ve OGUZ olan her seyi Helenlestirmek, Gök-Tanri OGUZ dinini,
geleneklerini yok edip geride kalanlari kendilerine mal etmekti.
Nitekim bu günkü her seyi eski "GREEK" e dayandiran anlayis o zaman ki
çalismalarin neticesidir.

Grekce "anti" diye bilinen ve Ingilizcenin "anti' ön takisi olan söz
aslinda Türkçenin "itan/iten" (karsi olan) sözünün tersidir. Bu konuda
çalismis ve halende çalismakta olanlar dünyayi yanlis
bilgilendirdikleri gibi kendi suçsuz ve düz insanlarini da yanlis
bilgilendirmisler ve yaniltmislardir.

Dikkat edilmelidir ki tarihte kimlikleri "bilinmiyor" diye
adlandirilan ve eski dünyaya ait olup tarihe karismis devletlerin çogu
Tur/Türk soylu ve dillidir. Bunlarin basinda da Sumerler ve Masarlar
gelmektedir. Osmanli Türk Devleti ise en son olanidir. Eski Türk
dünyasina ait Türkçe olan her türlü adlar ve kelimeler, ifadeler
degistirilerek, kirilarak, bozularak Türkçe olduklari taninmaz hale
getirilmislerdir.

"DJET" yahut "TCHET" adi aslinda Türkçede olagelmis olan "CED"
(ceddimiz) anlaminda olan sözdür. Eski Masar'in 21. kiralinin
adi "TCHET AT" seklinde blirtilmis olmasina ragmen Türkçe "CET ATA"
deyiminden baska bir sey degildi. O "ShAHIN" ("IShI-HAN", yani
Günes'e inanan) eski TUR Hakanlarindan birisidir.

Eski Misirda ve Arabistanda Islamiyetten çok önce gelistirilmis olan
Tur/Türk medeniyeti Arap dünyasina miras olarak kalmistir. Eski
Misirda birakilmis muhtesem abideler, bilim dünyasinin inkarina
ragmen, eski Tur/Türk dünyasinin eserleridir. Bunlarin Tur/Türk
dünyasina ait oldugunu itiraf etmek, simdiye kadar yazilanlarin
hepsinin yanlis oldugunu itiraf etmek olur. Bu büyük itirafi yapmak
bazilari için zor olmasina ragmen elbetteki gerçegi arayanlar zamanla
bu yanlis durumu arastirip, inceleyip yeniden "gerçegi"
yazacaklardir.

Firavun adi aslinda Türkçe "PER-O" ("BIR-O") sözünden degistirilmis
olup Gök-Tanrinin adidir ve Pharaoh seklinde degistirilerek Türkçeye
yabancilatirilmistir. Gerçekte, eski Masar Hakanlarinin kendilerine
bir "gök adi" olarak aldiklari "PER-O" (BIR-O) sözünü temsil eden
sekilli semboller bile yanlis okunmustur. Eski Masar yazitlarinin
verdigi bilgilere göre eski Masar'in "PERU" diye okunan hiyeroglifik
semboli "saray" anlamindadir. Bu okunusta "PER" sözüne bagladiklari
isaret "tek girisi olan bir oda (öy) isaretidir. Halbuki eski Masar
dilinin "PER" sözü günümüz Türkçesinin "BIR" sözü ("bir" sayisi) olup
ancak "I" sembolü ile gösterilebilir. Yani "tek girisi olan bir oda"
isaretinin "Bir" sayisini temsil etmesi inanilir degildir. Halbuki
"oda" isareti Türkçenin "Oy" (öy, ev) sözünü temsil eder.

Diger taraftan, { öy (oda) + I } sembolü ile yazilan hieroglifik yazi,
hem "Firavun" ("Pharaoh") anlaminda olan "PERU" ("BIR O") ünvanini
(yani Gök-Tanriyi) ve hem de onun evi olan "PER ÖY" (Bir öy, yani
gök) evini temsil eder. Elbetteki bu benzetmede Firavun kendisini
"Gök-TanrI" bilir ve onun sarayi da "PER ÖY" (Bir Öy) "Gök Öyü"
rolundedir.

Yalniz ne var ki, yazitlari okuyanlar "öy" sembolüne "PER" ve "I"
sembolüne de "ÖY" anlamini vererek çaprazlama bir tanimlama
yapmislardir. Çogu zaman da "I" isareti gözardi edilmistir. Elbette
ki bu islemde eski Tur/Türk Masar (Misir) dilinde kullanilan "PER"
(BIR) ve "ÖY" (EV) sözcükleri gerçek Türkçe kimliklerini kaybetmisler
ve taninmaz hale gelmislerdir. Bu yanlis tanimlama eski Masar
devletini Tur/Türk dünyasindan koparan önemli sapitmalardan biridir.
Biz bu yazimizla çok olasilikla kasitli olan bu yanlis tanimlamayi
düzeltmis oldugumuza inaniyoruz.

RAMSES adinin bir anlami Türkçe "ERMISh" sözünden gelir. Fakat yanlis
degerlendirilmistir.

"TUTMOSIS" adinin Türkçe "Tutmus" oldugunu belirtiniz ki bu hususta
sizinle hemfikirim.

Eski Misir hakani AKHENATEN (AKHENOTAN) adi aslinda Türkçe:
a) "AK-HAN ATA-AN' tanimlamasi olup sasirtici sekilde tek kelime
halinde yazilmistir. "AK HAN GÖK ATA" anlaminda "Gök-ATA-Tanriyi
buluyoruz;

b) "AK-HEN-OT-AN" (AK HAn Gök Atesi) seklinde ise Gün-Tanriyi
(Günesi) tanimlamaktadir.

Elbetteki kendine bu tanimlamalari ünvan olarak seçen eski Masar
(Misir) Hakani kendisini de Tanri olarak görmektedir. Bu çok önemli
töre eski bir Turan töresidir. Bu tanimlamalar içindeki "ak, han, ata,
ot/od/ut. Türkçe sözcükleri hep birlesik yazildiklarindan taninmaz
olmuslardir.

Ta kurulusundan beri üçlü gök-Tanriya inanan eski Tur Masarlilar Gök-
Ata Tanri, Gün-Tanri ve Ay-Tanriya inana gelmislerdir. Bati
yazarlarina göre, Akhenaten eski Masar dinini degistirip "Günes"
tanri olarak ilan eden ilk "kral" olarak tanimlarlar ki bu yanlistir.
Eski Misirlilarin Günese tapisi bu hakan ile baslamis degil, çok
öncesinde beri olmustur. Eski Masarda da Gök-Tanri OGUZ adi ile
bilinirdi.

Üçlü Gök-Tanri ayni zamanda Türk dünyasinin AY ve YILDIZ tasiyan
bayraklarinin da temelidir. Mesopoatmiada 400 sene kadar ömürlü
devlet kurup zengin medeniyet gelistiren TUR KAS'lar, (Kassites, M.Ö.
c. 1570 - 1157 aralari), "KUDURRU" diye bilinen tastan yapilmis ünlü
sinir direkleri ile bilinirler. "KUDURRU" adi Türkçe "aRa DURUK U"
yahut "ARA DIREK O" deyiminden kirilarak Akkadian dilindenmis gibi
gösterilen bir addir. Bu abidelerin en üstüne "Hilal AY ve Günes"
sembolleri islenerek eski Türk dünyasinin Gün-Tanri ve Ay-Tanri"si
nakislamislardir. Çogu zaman sekiz ishinli "Günes" isareti ile (ki
bu isaret en azindan Sümerlerden beri Gök-Tanri (Dingir) Günesin
semboludur) ve yine çogu kere Günesi kucaklayan "Hilal Ay" sembollu
olan bu "tastan ara duruklar" (ara direkler) Türk dünyasinin
bayraklarinin öncüleridirler. Böylece Türk bayraginin kökü en azindan
M.Ö. 2000 yillarina gider. Onun için olsa gerek ki "bayraginizi
degistirin sizi AB'ye alalim" diyen içinden pazarlikli kara-yürekliler
de olmustur.

ROMA adi "eR-O-MA" ("Gök-Ata-Tanri", "Gün", "Ay", yahut "RA-MA" (Gün
ve Ay)) seklinde eski Tur/Türk dünyasinin Gök-Tanrisini tanimlar ki
sehirin adi eski Türk adlandirma töresine göre, Gök-Tanrinin adina
verilmis bir addir.

HYKSOS adi ile bilinen ("aHa UKUS'uz", AGA OGUZ'uz") ve "Çoban
Kirallar" (Shepherd Kings) olarak anilan bu eski Türkler eski Misirin
XV - XVII hanedanliklarini kurmuslar ve 1786-1567 B.C. arasi Misirda
hüküm sürmüslerdir. JERUSALEM ("KUDUS") sehrini kuranlar da onlardir.
Bazilari onlari "Israelite" olarak tanimlamaya çalisir. Onlar da
Günese tapan Türklerdi. Tas üzerine yazili Hakan ünvanlarinin çogu
sonradan kazinmis olmalarina ragmen bazilarinin adi halen
gösterilmektedir. Örnegin "NEB-ARI-AU-RA" diye tanimlanan bu Hakan,
adinin önündeki "GÖZ" isaretini de beraber okudugumuzda "GOZ NEBi-ARI
O RA" (OGUZ NEBI-ARI O RA") Hakan unvani ile Türk olduklarini açikca
söylüyor. "ARI" sembolu Yukari Misirin "hakanlik" sembolü idi. Çoban
Krallar hem Asagi ve hem de Yukari Misira hükmetmislerdir. Misira
sonradan geldikleri için, bir zaman sonra iç savas sonunda olsa gerek
ki yenilmisler ve simdiki Filistinlilerin ve Lubnanin oldugu bölgelere
sürülmüslerdir.

Eski Romalilar ´ve krallari sözde "paganlik" devirlerinde, eski Türk
dünyasinin evrensel Gök dinine inanirlardi. Dolayisiyle, Roma
Imparatorlugunun basina geçenler kendilerine Gök-adi"
("gognomen"/"gök-namin") olarak AUGUSTUS adini almislardir ki bu
"OGUZ-ATA-US" Türkçe ünvaninin yeniden sekillendirilmis hali olup
eski Türk dünyasinin Gök-Tanrisinin adidir.

Eski Masar (MISIR) ile ilgili çalismalarimda, "TUTANKHAMEN" adiyla
ilgili Ingilizce olarak hazirladigim su açiklamalarimi da sizlerle
paylasmak isterim:

"3) His third title which has been popularised as "Tut-Ankh-Amen"
actually is not correct. It is distorted, parts of the title are
misplaced and "Tut-Ankh-Amen" is only a segment of a longer title. My
transcription of his title given in hieroglyphic writing is as
follows: { "A-men-n-tut-ankh-heq-an-res" }. Thus, it is seen that
the name "Tut-Ankh-Amen" is just a part of this title and is not in
the right order. Phonetically, this expression written in hieroglyphic
symbols in the third cartouche has several meanings in Turkish which I
present them here as follows:

3a) "AMEN-aN-TUTAN-aKHa HAQAN-eR-ES" ("Amen Gök-Tutan Aga, Hakan
Er As") meaning "Amen is the lord who holds the Sky, [he is] the Sky-
Lord Peerless Man". Hence this expression describes and praises AMEN,
i.e., the ancient Masarian Sky-God, as the peerless Lord of the sky
who is holding (ruling) the sky. But with is Turkish expression, he
also claims for himself the same.

3b) "AMEN-aN-TUTAN-aKHa HAQAN-Ra-ES" ("Amen Gök-Tutan Aga Hakan
Ra As") meaning "Amen, the lord who holds the Sky, is the Sky-Lord
Peerless RA". Hence this expression describes and praises AMEN, the
ancient Masarian Sky-God, not only as the peerless Lord of Sky, but
also the Peerless Sun-God RA (Sun).

3c) "AMEN-aN, TUTAN aKHa-HAQ, hAN-eR-ES" ("Amen Gök, Tutan Aga-
hak, han Er As") meaning "Amen of Sky, the holder of great justice,
the Sky-Lord Peerless Man". This expression praises AMEN and mentions
his "justice" attributes. The meaning of this is that, when one
becomes an almighty power on earth, he/she has to be also the "most
just, justice loving, fair and justice distributing to all".
Otherwise the mighty becomes a "a creature of the jungle".

3d) "AMEN-aN, TUTAN aKHa-HAQ, hAN-Ra-ES" ("Amen Gök, Tutan Aga-
hak, Han RA As") meaning "Amen of Sky, the holder of great justice,
the Sky-Lord Peerless RA". In this context, the expression equates
AMEN with the Sun-God RA. The Sun is a most "just" deity which
radiates its rays equally in all directions in the space.

3e) "A-MEN-aN-TUTAN-aKHa HAKAN-eR-ES" ("Bir Men Gök-Tutan Aga,
Hakan Er As") meaning "Only Me is the lord who holds the Sky, the Sky-
Lord Peerless Man". In this context, the first letter "A" is read
as "BIR" (One), "only" because "A" has a numeral value of "1". Thus,
the young king ("PERU", i.e., "Pharaoah") deifies himself as the Sky-
God, and also calls himself by the Turkic name "HAKAN" meaning
the "Sky-Lord" and the "Justice of Sky". This identifies him as a
truely Turkic speaking Tur/Turk man.

Unfortunately, the name "HAKAN" has been omitted from the name of
TUT-ANKH-AMEN so that His Turkishness is lost. Additionally, while the
writing "AMEN" is at the beginning of the "title" in original writing,
but it is at the third place in the name "TUT-ANKH-AMEN". This is a
distortion. In this distorted transcription of the title, of course
not only the Turkish word HAKAN but also the other Turkish words "men,
an (gök), tut, tutan, Aga, hak, er, Ra, as (bir, essiz) have not been
identified as Turkish. Thus, the Turkishness of the title is totally
lost.

Such omissions we find in all other Masarian king names also. For
example, one of the titles of the King No. 303a named as "AMEN-HETEP
IV" has the full title of ["AMEN HETEP-NTR-HAQ-AN"] which reads
phonetically in Turkish as: "A (Bir)-MEN-aGA-TEPe aN-aTa-eR HAKAN"
(Bir men Tepe Aga (Bash Aga), Gök-Aga-Er Hakan) meaning "Only Me is
the Head Lord Father-Man-of-Sky (God) the Lord of Sky". Thus, when
any part of the title is omitted, its Turkicness is also omitted and
obliterated.

The similarity of the Masarian hieroglyphic symbols which are read as
"NTR" meaning GOD with the Turkic "TNR" (TaNRi) meaning GOD is clearly
visible.

3f) The same expression also alternatively reads in Turkish:
"A-MEN-aN-TUTAN aKHa-HAK, AN-Ra-ES" ("Bir Men Han, Tutan Aga-hak, Han
Ra-As") meaning "Only me is the Lord, One who holds greate justice,
the Sky-Lord Peerless Ra". In this context, the title also declares
him as the Sun-God RA again. Of course, each Pharaoh deified himself
as god. Therefore, while he describes and praises the sky-god, he
also describes and praises himself in the same manner."

***

Bunlardan görülüyor ki eski MASAR (MISIR) Türkçe konusan ve dünyanin
en uzun ömürlü Tur/Türk devleti idi. Onun yikilisi ile bu günkü
Tur/Türk dünyasinin eski Tur/Türk dünyasi ile iliskisi koparilmistir.
Bu koparma kasitlidir. Türk dilini kirip degistirmek
(anagrammatizing) bu isin en kolay yollarindan biridir.

"Sumerler" kendilerine "KI-EN-GI" derlermis. Kirgiz Türklerinin
atalari da Çin kaynaklarinda "KIEN-KUN" diye bilinirmis. Bu da
tesadüfün neticesi olamaz.

"GILGAMIS" adinin Sumercede yazilisi "BILGAMESH" seklindedir ki o bu
en eski Tur/Türk destani "GILGAMISH" seklinde degistirilmistir. Bu
adin önüne "a" ünlüsünü koydugumuzda, ad Türkçe olarak "aGILGAMISH"
olmaktadir ki bu da Türkce "bilgemish, ermish, akillanmish,
olgunlanmis" anlamlarinda olup destanin kahramani olan GILGAMIS'i yani
"BILGAMESH" i en iyi bir sekilde tanimlamaktadir. Türk ulusunun
"BILGE KAGAN" adli ünvani da yine ayni Türkçe sözden kaynaklanmakta
olup, Türk Kaganinin "bilgeliligini, ermisligini, olgun bir kisi
oldugunu" isaretlemektedir. Bilgelik ayni zamanda Gök-Tanriya ait
bir vasiftir. Görüldügü üzere, Tur/Türk dünyasinin en eski destaninin
ve kahramaninin Türkçe olan adi bilinçli sekilde degistirilerek
Türklükten uzaklastirilmistir. Ad içindeki '-mesh" eki Türkçenin
"-mIsh, -mish, -mush, -müsh" ekinden baska bir sey degildir. Bu da
Türkçenin 6,000 sene öncesinde ne kadar gelismis bir dil oldugunun
göstergesidir.

"SARGON" adi Türkçe "aS-AR GÜN" (Essiz Er Gün (Günesh)) seklinde
Gün-Tanriyi tanimlar ve eski Sumer ("Babylon) krali SARGON bu Türkçe
adi hükümdar ünvani olarak kendine almistir yahut ona bu unvan
verilmistir. Böylece SARGON Günesi Türkçe tanimlayan bir ifadeden
yapilmis bir addir. Semitik degildir. Ad ayrica "ESERGEN" (Türkçe
"ESICI" anlaminda) seklinde "Yel-Tanriyi" da tanimlayabilir ki asil
bu sebeple olsa gerek ki Semitikler bu adi kendilerine mal ederler
yahut etmege çalisirlar.

Konusunu ettiginiz Limni (Lemnos) adasi yazitinin Türkçe oldugundan
hiç süphem yok. Bildigin gibi yazitin Türkçe olusunu ilk gün isigina
çikaranlardan birisiyim. Internet sayfamda halen durmaktadir. Konusunu
ettiginiz diger adlar hakkinda da yazmak mümkün. Pek çok görüslerinize
katildigimi bildirmek isterim.

Bütün bu konular Türklügün geçmisi bakimindan son derece önemli.
Geçmis Türk dünyasina ve medeniyetine karsi bilinçli olarak
haksizliklar yapilmis. Bu haksizligi gün isigina çikarip kabul
ettirmek çoskun akan bir nehirde akintinin tersine yüzmeye benzer.
Bununla beraber inaniyorum ki sistemli, sebatli ve sabirli
çalismalarla, gerçekleri bulup gün isigina çikarmakla bu güclük
yenilebilinir. Ancak bu gibi gayretlerle Türklügün çok muhtesem
geçmisi gün isigina çikacaktir ve çikmalidir da. Bu gibi konulari
gündeme getiren, tartisip konusan hepinize basarilar ve sagliklar
diliyorum.


Selamlar,

Polat Kaya



ADNAN ATABEK wrote:


>
> Part 1.1 Type: Plain Text (text/plain)
> Encoding: quoted-printable


http://groups.yahoo.com/group/b_c_n_2003/message/1378