Re: Meclis ve Arapca (Ahmet Erdem- II)

Ahmed Bey,

Önce son isteginize cevap vereyim. Benim görüsüm MECLIS"
sözünün"CEM OLUS" (toplanma) yahut "CEMLESME" (toplanma) Türkçe
deyimlerinden kaynaklandigidir. Hatta "CELSEM" sözü de ayni
kaynaklidir. Bügün kü Türkçenin matematik dilinde "toplama"
islemine benim zamanimda "CEM" denirdi. CEM tek heceli bir kök sözcük
olup eskidenberi tek heceli "kök" sözcüklerin yapistirilmasiyla çok
karisik kavramlari anlatabilen Türkçeye ait oldugunu söylemekle hata
oldugunu sanmiyorum. 

MECLIS sözcügü ile ilgili olarak Türkçe agizlarinda sunlar veriliyor: 
(Kaynak: Kültür Bakanligi /1371 Kaynak Eserler /54, Karsilastirmali
Türk Lehçeleri Sözlügü, Ankara, 1992)

Azerbaycan: yigincag, iclas, meclis; 
Bashkurt: yiyilis (yigilis), mejlis; 
Kazak: mejilis, otiris, kenesh (konusma);
Kirgiz: ciyin, çogulush;
Özbek: meclis;
Tatar: CIYILISh, meclis;
Türkmen: meclis, yignak;
Uygur: meclis, jigin (yigin);

Bu sözcüklerin çogunda ek olan -lis, -LIS, -lish, -LISh, muhakkaki
Türkçenin -lish, LISh, -lush takilaridir. Bu takilari ayirinca geriye
MEC, CIY, CIG, YIG (yigilmaktan), COG (cogalmaktan) gibi kökler
kaliyor ki böylece "MEC" kökü de diger köklerin anlaminda olmasi
gerekir. Bu da "MEC" kökünün "CEM" kökü ile ayni anlamda ve onun
tersi olmasi ile daha açikliga kavusur. Yani bu kökler, ekleriyle
birlikte Türkçe toplanma, yigilma, çogalma, bulusma, cemolma
kavramlarini tanimlamaktadirlar. 

Ayrica sayet MECLIS Arapca ise, bu sözcük Türkçe "-LIS" takisini
bünyesinde tasiyan bir sözcük oluyor. Yarisinin Türkçe ve yarisinin
Arapca oldugunu sanmiyorum. Olsa olsa asli CEMLIS (CEMLES, CEM OLUS,
s=sh) idi ki sonradan bu MECLIS sekline dönüstü. Sayet MECLIS sözü
"LIS" ekini Türkçeden almis ise ki öyle oldugu belli, o taktirde en
azindan gerek Türkçe ve gerekse Arapca ayni anda var olan dillerdi. Bu
Türkçeyi sizin dediginiz MO ki devirlere götürür. Ben Türkçenin
Arapcadan daha erken ve bütün takilari ile beraber çok gelismis bir
dil oldugu görüsündeyim. Çünkü, bir çoklarinin sandiginin tersine,
Türklerin Orta Doguya ve Anadoluya ilk gelisleri10. asirda degil
bilakis en azindan Sümerler, Masarlar (Misir), Pelasgianlar (Ay-Han
(=> Ion)), Gün-Hanlar (Kanan, Fenikeliler), Hurriler, Mitanniler,
Medeler, Turukkular, Trakyalilar, Anadolulular, Gritliler ve digerleri
ile olmustur. Yani en azindan M. Ö. 4000 senelerinde Gök-Tanri OGUZ
(BIR-O Ata-Tanri, Günes-Tanri ve Ay-Tanri üçlü din kavraminin) dininin
yayilmis oldugu her yerde Türk dilini konusan TUR/TÜRK insanlari vardi
(TUR, BIR, PER, OGUZ, HAN, vs. bunlarin hepsi Tuurkün kendi dilinde
Gök-Tanrisinin ve ona inananlarin adi idi). Turanlilarin gerek Asyada
ve Kuzey Afrikada ve Avrupada Aryanlardan önce olduklarini kaynagini
vererek belirtmistim. Eski MISIR dili Türkçe olan bir dildi. Bundan
daha eski bir kaynak zor bulunur olsa gerek. Araplar da eski TUR/TÜRK
MISIR (MASAR) devletinin gelistirdigi son derece zengin dilin
degistiricisi ve o medeniyetin varisi olmuslardir. 

Latince, Grekce, Arapca ve diger Avrupa dillerindeki sözcüklerin pek
çogunun Türkçe ifadelerden yapilmis oldugunu kanitlayan bir sürü
örnekler verdim bu ortamda. Onlari iyi incelemenizi öneririm. 

"Turkcenin kokeninin birkac bin yillik oldugu henuz kanitlanmamis bir
tez. Aksi de kanitlanmadigina göre tez olarak kalmasinda bir sakinca
yok, cunku bilimsel aksiyom bunu gerektirir" diyorsunuz.

Bu konuda ancak Türklerin kendileri ugrasirsa ve bilinmeyenleri gün
isigina çikarirsa dediginiz "kanitlama" olabilir. Aksi halde baska bir
yerden bir sey beklememek gerekir. Insan kendi isini kendisi yapmaz
da baskasindan bekler ise, baskasi da ancak kendi diledigi sekilde isi
yapar. Eski Türk dünyasi medeniyetini ve bu arada Türkçenin geçmisini
karistirip yok etmis olanlarin onu yeniden gün isigina çikarmaya
ugrasacaklarina inanmiyorum. 

"Polat Kayaâ??nin tez insa etmesine bir itirazim yok, ancak bukumlu
dillerin eklemli dillerden turetildigi gibi dunya filoloji camiasina
son derece aykiri bir gorusun cok daha iyi delillendirilmesi gerekir" 
demissiniz.

"Polat Kaya" bu ortamda bir sürü "iyi delillendirilmis" kanitlar
verdi. Fakat görülen ve anlasilan sudur ki bu yeniligi, kendi
görüslerine ters düstügü için görmek ve isitmek istemeyenler var. 
Yenilikler çogularinin isine gelmez. Diger taraftan "Polat Kaya" nin
dedikleri "dunya filoloji camiasina" uyumlu olsaydi zaten bir yenilik
olmazdi. Yeni olmayan seyi de tekrar etmege gerek yok. 

Ifadenizde kullandiginiz ve Arapca olarak bilinen "CAMIA" (CAM-IA)
sözü de Türkçe "CEM ÖYÜ" deyiminden; müslümanlarin gidip ibadet
ettikleri tapinagin adi olan "CAMI" sözü de yine Türkçe "CEM ÖYÜ"
deyiminden yapilmis olmalidir. Türkçede ALEVI inancinda olanlarin
Toplandiklari "CEM EVI" adli yerler vardir. "CEMAAT" sözü de
Türkçenin "CEM AATI" (CEM AGATI, toplanmis Agalardi, CEMAGAT) anlamli
deyiminden yapilmis olmalidir. Nitekim CEMIYET sözü de yine Türkçenin
"CEM ÖYÜ ET" (Bir ev içinde topla, parti yap) anlamli deyiminden
yapilmis olmalidir. Bütün bu sözcüklerin bünyesinde CEM, ET, AA, AGA,
ÖY ve EV Türkçe sözcükleri bulunduguna göre CEM sözü de Türkçe
olmalidr. 

"Almanca-Turkce sözluk calismasina girismemin en önemli itici 
nedeni, Almanlarin Turkcenin Almancayi karsilayacak kelime hazinesine 
sahip olmadigi iddialarina yanit vermektir" dediniz.

Bu çalismanizi takdir ederim ve basarili olmanizi dilerim. Bununla
beraber dediklerimi "Almancaya" da tatbik ederseniz eminim ki sizi de
hayrete düsürecek neticelerle karsilasirsiniz. Bunu hiç olmazsa bir
merak için yapmanizi öneririm. 

"Bir kez daha vurgulayayim, ben dillerin tek bir dilden turedigi
dusuncesine cok aykiri dusunmuyorum, sadece bu dilin Turkce olmasinda
tereddudÃ*m var. Bana sorarsaniz, Suryaniceyi test etmeyi öneririm"
demissiniz. 

Bu ifadenizden anlasilan sudur ki sizce "Suryanice" Türkçeden daha
eski ve bütün dillere kaynak olabilecek nitelikte bir dil. Diger
dillere kaynak dilin Türkçe olduguna pek çok delil varken simdilik onu
birakip ta baska bir dile öncelik verecegimi sanmiyorum. Eminim ki o
konuyla ugrasanlar vardir ama Türkçe ile ugrasanlarin sayisi çok az. 
Vaktimin yettigi kadariyla Türkçeyi öne çikarmmaya kararliyim. 

Arapcanin "mantikli" olmasi yine Türkçenin "mantikli" olusundan
kaynaklaniyor. Örnek ata dil mantikli olunca ondan kaynaklanan
dillerin bazilari da mantikli olabiliyor. Çogu da degil. 

Son olarak "top sizde" demissiniz. Pek top oynama meraklisi degilim,
amma yine de topunuzu alip "kaleye" yakin bir yere götürmege çalistim.
Bence o topun adi "Türkçe" olsun. Onu "kaleye" kadar götürüp atmak
isi sizlere kalmis bir is. 

Esen kaliniz,

Polat Kaya