ESKİ SURİYE’DE VE ONDAN ÇOK DAHA ESKİ ADI İLE TURİYE’DE

 

DAMASCUS ADI İLE İLGİLİ ADLAR HAKKINDA

 

 

POLAT KAYA

 

 

 

Değerli Arkadaşlar, bu konuda Wikipedia’da şu bilgiler İngilizce olarak veriliyor. Bu bağlantıyı Kamil Kartal bey kardeşimiz de iletisinde belirtmişti.

 

***

 

“DAMASCUS (Arabic: دمشق‎ DIMASHQ [diˈmaʃq], Syrian: [dˈməʃe(ː)ʔ]) is the capital and likely the largest city of Syria, following the decline in population of Aleppo due to the battle for the city. It is commonly known in Syria as ASH-SHAM (Arabic: الشام‎ ASH-SHĀM) and nicknamed as the City of Jasmine (Arabic: مدينة الياسمين‎ MADĪNAT AL-YĀSMĪN). In addition to being one of the oldest continuously inhabited cities in the world,[4] Damascus is a major cultural centre of the LEVANT and the Arab world. The city has an estimated population of 1,711,000 as of 2009.[3]

https://en.wikipedia.org/wiki/Damascus

 

The name of Damascus first appeared in the geographical list of Thutmose III as T-m-ś-q in the 15th century BC.[6] The etymology of the ancient name "T-m-ś-q" is uncertain. It is attested as Imerišú in Akkadian, T-ms-ḳw in Egyptian, Dammaśq (דמשק) in Old Aramaic and Dammeśeq (דמשק) in Biblical Hebrew. A number of Akkadian spellings are found in the Amarna letters, from the 14th century BC: DIMASQA, DIMÀSQÌ, and Dimàsqa. Later Aramaic spellings of the name often include an intrusive resh (letter r), perhaps influenced by the root dr, meaning "dwelling". Thus, the English and Latin name of the city is "Damascus" which was imported from (Greek: Δαμασκός) originated from "the Qumranic Darmeśeq (דרמשק), and Darmsûq (ܕܪܡܣܘܩ) in Syriac[7][8]", meaning "a well-watered land".[9] In Arabic, the city is called DIMAŠQU Š-ŠĀMI (دمشق الشام), although this is often shortened to either Dimašq or aš-Šām by the citizens of Damascus, of Syria and other Arab neighbours and Turkey (as Şam). Aš-Šām is an Arabic term for "Levant" and for "Syria"; the latter, and particularly the historical region of Syria, is called Bilādu š-Šāmi (بلاد الشام / "land of the Levant"). Historically, Baalshamin or Ba'al Šamem (Aramaic: ܒܥܠ ܫܡܝܢ‎, translit. Lord of Heaven(s)),[10][11] was a Semitic sky-god in Canaan/Phoenicia and ancient Palmyra.[12][13] Hence, Sham refers to (heaven or sky).”

https://en.wikipedia.org/wiki/Damascus#Names_and_etymology

 

 

***

 

1. Polat Kaya: Yukarıdaki Wikipedia kaynağında, DAMASCUS adı Greeklerin bu şehire verdikleri bir ad imiş. DAMASCUS için verilen adlardan birisi Arapça DIMASHQ adı imiş. Her ne kadar DAMASCUS adı ile DIMASHQ adı arasında benzerlik var isede, birbirinden farklı adlar olduğu bellidir. Arapça DIMASHQ adını “DAM-ISHQ” şeklinde deşifre ettiğimizde, bulduğumuz söz, Türkçe “DAM IŞIKI” (GÖK IŞIĞI), yani “GÜN IŞIĞI” anlamlı Türkçe bir ad oluyor.

 

Burada, DAM sözü Türkçe “gök kubbeyi”, yani, “gök damını” tanımlayan bir ad olduğu gibi, yer damını da temsil eder. Çünkü, her ikisinde de IŞIK kaynağı GÜNEŞdir. Böylece, Arapların DIMASHQ dedikleri ŞAM kenti, aslında Türkçe “Gün-Tanrı ile ilgili olarak “GÜN IŞIĞI” adlı bir kent oluyor.  Şunu da belirtmeliyim ki SURİYE adı aslında TURİYE adından, T harfini S harfine değiştirmekle, türetilmiş bir addır. Çünkü, bu sözde “Suriye” topraklarının en eski sahipleri Turanlı olup Gün-Tanrıya inanan GÜNHAN adlı Türkmenler idiler. Bu nedenle, bu baş kentin, Türkçe “GÖK IŞIĞI” yahut “GÜN IŞIĞI” adı ile adlandırılmış olması çok doğaldır.

 

Gök-Işığı olan Gün-Işığı yer yüzüne, ışığı ve ısısı ile, hayat verdiği gibi, normal evlerin kapısından, penceresinden ve de bacasından giren bir “EV IŞIĞI’DIR”. Ev ışığı eve ve de şehire hayat verendir. Gün-Işığı olmazsa her şey karanlıkdır ve karanlıkdadır!

 

“ALEVİ” GÜNHAN Türkmenlerine ait olan bu eski kent adının GÜN IŞIĞI, GÜNEŞ ve hatta “GÜN HANI” (GÜN SARAYI, GÜN EVİ) gibi Türkçe değimleri ile ilişkili olarak bilinmesi çok doğaldır. Bir HAN EVİnin bir “HAN” yahut “SARAY” gibi görkemli olması da dogaldır. Eski Turan Türklerinin Gün-Tanrısı olan GÜNEŞ için, “Gök Evi” yahut “Gök Damı” bir “gök hanı” yahut “gök sarayıdır.” Ve GÜNEŞ de o sarayın ışığıdır. İşte DAMASCUS adının bir başka şekli olan DIMASHQ adında bu kavramları Türkçe dil ile buluyoruz!

 

***

 

Kaynak Wikipedia bilgisinde, bu görüşü destekleyen diğer bilgiler de verilmiştir, Şöyle ki: ŞAM kenti için ayrıca “Gök Ağası” (Lord of Heaven(s)) şeklinde tanımlaması veriliyor ki bu bilgi tarihsel olarak, sözde “Sami” (Semitic) asıllı KANAAN BEYLERİNE (FENİKELİLERE) atfediliyor.

 

Kaynakda “Lord of Heaven(s)) was a Semitic sky-god in Canaan/Phoenicia and ancient PALMYRA.[12][13] Hence, Sham refers to (heaven or sky) şeklinde deniyor”.

 

Türkçe GÜNHAN adı Samileştirilerek “CANAAN” (KANAAN) şekline değiştirilmiştir. Üstelik Fenikelilerin “Sami” toplum olduğu iddiası tarihsel bir yalandır. Tıpkı, Türkçe BİLGEMİŞ adının “GILGAMESH” adına değiştirilmesi gibi, bu da bir dil sahtekarlığıdır! Üstelik PALMYRA adlı kentde de ŞAM kenti “GÖK-TANRI” adı ile biliniyormuş. Bu tanımlama, bir başka Türkçe adı ile, “GÖKHAN” idi! Bence, sözde Romalıların yaptığı PALMYRA kentinin adı, aslında Günhan Türklerinin “BİLİM YERİ” sözünden değiştirilmiş bir Türkmen OKUL şehiri, yani, zamanının “üniversite kenti” idi!

 

Üstelik, eski çağlarda Türkçe dilin dünyada tek dil ve kültür dili olarak konuşulduğu çağlarda, kralların GÜNEŞ adını ünvan olarak aldıkları çağlarda pek çok şehirler de “GÜN ŞEHİRİ” anlamlı adlar alabiliyorlardı.

 

***

 

2. Polat Kaya: DAMASCUS adı ile ilgili olarak, kaynak veride, İngilizce olarak, şöyle deniyor:

 

“The name of DAMASCUS first appeared in the geographical list of Thutmose III as T-m-ś-q in the 15th century BC.[6]. The etymology of the ancient name "T-m-ś-q" is uncertain”.

 

Böylece, Helence DAMASCUS adı "T-m-ś-q" adı arasında bir bağlantı kuruluyor. Bununla beraber, ben DAMASCUS adını DAM IŞIĞI adından biraz daha farklı görüyorum.

 

Eski Mısırlılar yazıyı şekilli damgalarla, diğer bir adı ile “hieroglyphic yazı” ile yazıyorlardı, Aslen Orta Asyadan NİL nehri bölgesine gelen bu Turanlı Tur/Türk/Oğuz toplumlara ait bu yazıtların batılılarca doğru okunmuş olduğu da şüphelidir. Eski Mısır (Masar) kıralı Thutmose III zamanında “T-m-ś-q” şeklinde yazıldığı söylenen bu ad içinde, ŞAM kenti için verilen adın sadece “ünsüzleri” ile belirtilmiş bir iskelet ad görünmektedir. Yani, ünsüzlerin arasında var olması gereken “ünlüler” bilinçli şekilde söz dışı bırakılmıştır. Buna rağmen, “T-m-ś-q” yazıtı Türkçe “TaMıŞıQ” şeklinde okunduğunda Türkçe “DAMIŞIĞI” sözü oluyor ki, bu sözün açıklanmasını yukarıda ayrıntılı olarak tanımladım. Böylece, DAMASCUS sözü yine Türkçe “DAMIŞIĞI” sözüne benziyor ama yine de iki ad arasında biraz farklılık var!

 

Bence bu fark şu şekilde kendini gösteriyor: DAMASCUS sözüne “DAM-CUSA-S” şeklinde baktığımızda, Türkçe “DAM KÖZܔ ve “DAM GÖZܔ tanımlamalarını da görüyoruz ki her iki halde de yine “Güneşi” tanımlayan Türkçe değimlerdir. Şöyle ki: a) “DAM KÖZܔ değimi “IŞIYAN GÖK ATEŞİ” anlamlı olup, yine GÜNEŞI tanımlamaktadır. b) “DAM GÖZܔ tanımlaması ile, eski Turan dünyasında, “Gök Tanrının gören KOR GÖZܔ şeklinde algılanan GÜNEŞİ tanımlıyor.

 

Böylece, Greek DAMASCUS adı ve benzeri diğer adlar, ŞAM şehrinin eski adı için hem “GÜNEŞ kenti” değimini hem de “DAMIŞIĞI” değimini kullanmışlardır!

 

***

 

3. Polat Kaya: Kaynak bilgide, ŞAM için, Akkadça IMERIŠÚ, Eski Aramaic DAMMAŚQ (דמשק), ve Biblical Hebrew dilinde DAMMEŚEQ (דמשק) adlarla biliniyormuş.

 

IMERIŠÚ sözcüğü, “EMİR-IŞU” şeklinde yeniden dizildiğinde, Türkçe “EMİR IŞU” (HAN IŞI, GÜN İŞİ anlamlı”) sözü görüyoruz!

 

Sözde old Aramaic DAMMAŚQ sözcüğü, “DAMM-IŞQ” şeklinde yeniden dizildiğinde, Türkçe “DAMIM IŞIQI” (GÖK IŞIKI, EVİM IŞIKI, GÜN IŞIKI anlamlı”) sözü görüyoruz!

 

Sözde Biblical Hebrew DAMMEŚEQ sözcüğü, “DAMM-EŞEQ” şeklinde yeniden dizildiğinde, Türkçe “DAMIM IŞIQI” (GÖK IŞIKI, EVİM IŞIKI, GÜN IŞIKI anlamlı”) sözü görüyoruz!

 

Görüldüğü üzere bu değimlerin hepsi Türkçe dilin sözlerinden yapılmış adlar olup görüntü bakımından karartılmış ve gizlenmişlerdir!

 

***

 

4. Polat Kaya: Arapça “MADĪNAT AL-YĀSMĪN” değimi:

 

Bu kaynakda ŞAM kentine verilmiş, sözde takma bir ad olan, “Yasemine Şehri” anlamlı, Arapça, “MADĪNAT AL-YĀSMĪN” adını da buluyoruz. [City of Jasmine (Arabic: مدينة الياسمين‎ MADĪNAT AL-YĀSMĪN]. Ben bu adın doğruluğuna inanmıyorum. Bence, bu ad şaşırtma maksatlı bir ad olup toplumu yanlış yönlendirmiştir. Şöyle ki:

 

MADĪNAT AL-YĀSMĪN değimi, “TAN-ADIM AL-İŞYANM” şeklinde yeniden dizildiğinde, bulduğumuz söz Türkçe söz “TAN ADIM AL IŞIYANIM” sözü oluyor ki bu da “tan vakti doğmakta olan AL GÜNEŞİ” tanımlayan öz Türkçe bir sözdür. Güneşe Gün-Tanrı olarak inanan ve kendilerine GÜNHAN diyen ve dünyada en eski bir TÜRK töresini günümüze kadar getiren “ALEVI” Türkmenleri, ŞAM şehrinin GÜNEŞ kimliğine uygun olarak “TAN ADIM AL IŞIYANIM” demiş olmaları elbetteki beklenir bir ifadedir. Görüldüğü gibi, bu ad bile ŞAM kentinin adını, sabah doğan al güneşin adı ile, ve de “Güneş Dili Türkçe” ile tanımlıyor! ŞAM adının “YASEMINE ŞEHRİ” değimi ile dil bakımından bir ilişgisinin olduğunu düşünmüyorum!

 

***

 

Değerli Arkadaşlar, kaynak yazıda DAMASKUS şehri ile ilgili pek çok adlar verildiği için, yazım ister istemez uzadı. Bununla beraber henüz bitmiş değil, çünkü, ŞAM adınıda ayrıca tanıtacağım. Bu yazımda sözünü ettiğim açıklamalar hep birbirlerini kanıtlayan değimlerdir ve hepsi de Güneş Dili Türkçe ile kurgulanmış terimlerdir! Bütün bunlar, çok eski çağlarda eski Turan dünyasının, bizlere söylenenlerin tersine, dünya çapında Türkçe konuşan bir toplum olduğunun başka kanıtlarıdır!

 

Hepinize esenlikler dilerim,

 

Polat Kaya

 

Şubat 01, 2018